Sunday, June 9, 2013

YGS KPSS LYS Çıkmış Sorular

Bu yazıyı www.data-ist.com sitesinde derlenen çeşitli sınavlarda çıkmış soruların çözümleriyle birlikte verildiği sayfaları tanıtmak için yazıyorum. Faydalı bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Bu sene sınavlara hazırlanan öğrenciler için birebir.


Sınavlarda daha önce çıkmış soruları tekrar etmek YGS LYS ve KPSS hazırlığında çok önemli bir yer tutar. Süratle hazırlanmış soru bankaları her ne kadar vazgeçilmez kaynaklar olsalar da sınavın gerçek seviyesini ve soru karakteristiklerini her zaman yeteri kadar iyi yansıtamazlar. Bu sebeple başka kaynakalrdan ne kadar iyi hazırlık yapılırsa yapılsın gerçek sınavlarda ne tip sorular çıktığını bilmek, sorulara aşina olmak YGS ve LYS hazırlığının çok önemli bir parçasıdır. Aşağıda çeşitli sınavlarda çıkmış soruların videolu ve metin tabanlı çözümlerini bulacaksınız. Umarım faydalanırsınız…

KPSS 2012 Matematik (31-40 Sorular – Metin)

LYS 2012 Matematik Soruları ve Çözümleri

Aşağıda pek çok kaynaktan derlenmiş çözüm sayfaları ve çözüm videoları var. Bu kaynaklardan birisi mutlaka sizin için uygundur. İstediğiniz kaynağa göz atın ve diğer öğrencilere yardım etmek isterseniz video ve çözüm sayfaları ile ilgili yorumlarınızı yazmaktan çekinmeyin.

2012 Tarih Soru cevap ve Çözümleri (YGS LYS KPSS)

Monday, May 20, 2013

Caria Pirina (Prina) Pelet Kazanı

Sık sık karşılaştığım sorulardan birisi de hangi kazanın pelet yakmak için doğru olduğu yönünde. Sık sık tekrarladığım gibi her kazan pelet yakıtları ama özellikle uçucu madde (ısı ile etkileşime girdiğinde süratle gaza dönüşen madde oranı) oranı yüksek olan çekirdek pirina ve prina pelet yakıtları için uygun değildir. Son on onbeş senedir gelişme gösteren katı yakıt kazanları yanmadan duman ile birlikte kaçan yanıcı gazları da tekrar yakmak için ya ikincil bir yanma odasına sahip olarak ya da yanma sonucu ortaya çıkan gazları bacadan atmadan önce tekrar ana yanma odasına çeviren sistemler ile donatılmaya başladılar. Eğer pirina ya da başka bir biyo kütle yakıtı yakmayı planlıyorsanız mutlaka modern ve katı organik yakıtlar için tasarlanmış bir kazan kullanmalısınız. Bu seçimi kolaylaştırmak amacı ile bir dizi kazan tanıtımı yapmaya karar verdim. Bu seriye bir süre önce internette keşfettiğim Caria Serisi Pelet kazanı ile başlayacağım.

Takdir edersiniz ki piyasadaki tüm kazanlar hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmak gerçekten çok zor. Sürekli yeniliklerin yaşandığı bu alanda pirina yakmak için en uygun kazanı bulmak ciddi bir araştırma yükü getirebilir. Umarım bu araştırmalarınızda yükünüzü biraz azaltmayı ve en verimli, bütçenize en uygun pirina pelet kazanını seçemenizi kolaylaştırmayı becerebilirim.


Arıkazan bir süre önce yeni nesil pirina (prina) da dahil olmak üzere pelet yakıt ve zeytin çekrdeği de yakabilen Caria Serisi kazanları piyasaya sürdü. İşte firmanın kendi ağzından kazanların özellikleri:

Odun peleti temiz, 4000 kcal/Kg. alt ısıl değeri ile havayı kirletmeyen kullanışlı bir yakıt türüdür ve genellikle herhangi bir katkı maddesi, yapışkan kullanılmadan yüksek basınç altında sıkıştırılan talaş ve odun yongasından üretilir.

Ucuz ve çevre dostu bir yakıt olmasından dolayı Avrupa ülkelerinin çoğunda yoğun olarak kullanılmakta olduğu gibi bu ülkelerde kullanılması ayrıca hükümetlerce parasal olarak da desteklenmektedir. Ülkemizde de son günlerde yerli pelet üreticileri hammadde temin etmekte sıkıntı yaşamamakta, ilgili odun peletini üretmeye başlamışlardır.

Firmamız zeytinyağı fabrikalarından bol miktarda ara ürün olarak çıkartılan “zeytin çekirdeği”, ürününü ve sıkıştırılmış odun talaşından imal edilen ” odun pelletini” de uzun testlerden sonra geliştirdiğimiz “CARIA” serisi kazanlarda verimli bir şekilde yakar hale getirmiştir. Özellikle yakıt olarak pelet ve zeytin çekirdeğinin (halk arasındaki daha yaygın tabirle prina’nin) seçilmesinin nedeni, ülkemizde çokça bulunması, CO emisyonunun düşük olması nedeni ile çevre dostu, yenilenebilir, temiz bir yakıt olması, kömüre göre, curuf ve külünün olmaması ve fiyatının son derece uygun olmasıdır. (4.000 kcal/kg alt ısıl değer, % 1,5 kül, %13 nem).

Caria Kazanın Çalışma şekli :
“Caria” markası ile (12-23-40-60 kW ) kapasitelinde, üstün teknoloji kullanılarak üretilen kazanlarımız villa, konut, işyeri, otel, fabrika ve idari kısımlarının verimli ısıtılması amacı ile üretilmiştir. Caria’nın emniyetli yapısı ve ülkemizde artık marka olmuş dayanıklı Arıkazan ‘çelik kazanı’ ile birleştiğinde uzun bir kullanım ömrü garanti etmektedir.

Caria Serisi Pirina Pelet Kazanı

Pirina Pelet Kazanı

Diğer pelet kazanlarının aksine, Caria kazanlarının temizlik gereksinimleri gözle görülür bir şekilde azaltılmıştır. Otomatik temizlenme özelliğini sayesinde kazanın alt kısmında biriken kül ve yanma artıkları, periyodik olarak otomatik helezon yardımı ile kül deposuna boşaltılır. Kül haznesinin temizlenmesi ve boşaltılması günlük değerlerden haftalık değerlere uzatılmıştır. Kazanın alt tarafında bulunan bu alternatif kül toplama sistemi temizleme zorunluluğunu daha da hafifleterek belirgin bir şekilde konforu artırmıştır.

Caria Serisi Pirina pelet yakıtlı kazan

Caria Pelet Kazan Detay

Caria Seri Pelet Brülörleri;
Patenti tarafımızca alınmış olan (Patent No:TR 2009 09568Y) Caria serisi pelet brülörleri sessiz, ızgarasını kendi temizleyen bir sistem olarak geliştirilmiştir. Caria brülörü, olabilecek en iyi yanma işlemini gerçekleştirmesine yardımcı olan sofistike kontrol ünitesiyle birlikte çalışmaktadır. Bu teknoloji verimliliği arttırırken bir taraftan da baca gazı atıklarını azaltır.

Başlık ve gövde brülör yapısı özel tasarım ve yüksek ısıya dayanıklı paslanmaz çelikten oluşur, kül ve yapışkan maddelerin hava yolunu kapamasını engelleyen patentli otomatik temizleme sistemi dünyada tektir.

Esnek kurulum:

Caria kazanlar esnek ve kompakt yapısı sayesinde mevcut kazan dairelerinin tümüne kolayca monte edilebilir. İsteğe bağlı olarak, kullanım sıcak su boylerleri ve sıcak su akümülasyon tankları ile uyumlu bir şekilde çalışabilirler. Kabin önündeki dijital ekran ekranın kolay kullanılabilir yapıdaki yazılımı ile tüm fonksiyonlar kolayca kontrol edilebilir.

Caria Serisi Prina pelet Kazanı

Caria Pirina Kazanı Detay

Güvenlik sistemleri :
Caria serisi kazanlarımız TSE EN 303-5 standartlarında katı yakıtlı olarak üretilmiştir. Herhangi bir nedenden ötürü kazan sıcaklığı 98-106 C arasında bir sıcaklığa ulaşırsa “kazan su sıcaklığı limit termostatı” devreye girerek sistemin enerjisini keserek brülörü devre dışı bırakır. Kazan üzerindeki elektronik gösterge cihazlarını korumak için dâhili elektromanyetik koruma filtresi (EMC) mevcuttur.

Kazan standart olarak 3 Bar sistem basıncına göre üretilmiş olup, kazan su hattında su basıncı artışına karşı 2,5 bar ayarlı emniyet ventili standart olarak kazan ile birlikte verilmektedir. Alternatif stokerli katı yakıtlı kazanlarda pozitif basınç nedeni ile alevin ilerleyerek “bunker-stoker” tutuşması sıkça karşılaşılan sorun iken, Caria kazanda ileri güvenlik sistemi nedeni ile bu olumsuz tehlikeli durum gerçekleşmez.


Caria kazanın üstün özellikleri :
• Caria çelik sıcak su kazanı, brülörü ve yakıt deposu ile kompakt yapı özelliğine sahiptir ve paket halinde sunulur.
• Mikro işlemci dijital kumanda paneli ile sistemin tüm aşamalarında kazan suyu sıcaklığı kontrolü, günlük ve haftalık program yapabilme özelliği vardır.
• Otomatik ateşleme ve ayarlanan sıcaklığa göre oransal hava yakıt kontrolu sağlar.
• Brülör 9 kademede yazılım kontrolü altında oransal olarak çalışır
• Kazan duman boruları ile yanma ızgarası otomatik olarak düzenli zaman aralıklarında kendi kendini temizler.
• Yanma sonu oluşan küller otomatik olarak kül deposunda toplanır.
• Maksimum yükte düşük baca gazı sıcaklığı (145 C), ve tam yanma sağlanarak max. % 93 gibi yüksek bir verime ulaşır. Verim ve kapasite testleri TSE ve ERGO ( Akredite Alman Kuruluşu) laboratuvarlarında yapılmış ve test raporları alınmıştır.
• Dik kazan yapısı nedeni ile tüm kapılardan geçebilir. (max. 75 cm.)
• Kazan ve yanma odası tasarımları sayesinde EN nomlarına uygun olan en düşük seviyede CO ve NO emisyonu sağlanmıştır.
• Kapalı genleşme deposu kullanımı ile kolay montaj edilebilir,
• Bol yedek parça ve yaygın servis ağı mevcuttur,
• TSE,CE ve EN303-5 normlarına uygun test raporlarına haizdir.
• 2 yıl garantimiz altındadır.

Teknik Özellikler


CARIA TİP KAZANLARIN TEKNİK ÖZELLİKLERİ Brim KAZAN TİPİ
CP-12 CP-23 CP-40 CP-60
KAPASİTE Anma Isı Gücü kW 12 23 40 60
kcal/h 10.320 19.780 34.400 51.600
Minimum Isı Gücü kW 3,6 6,9 12 18
kcal/h 3.096 5.934 10.320 15.480
Direkt Verim Tam Yükte, 100% % 93,5 93,2 93,4 92,8
Kısmi Yükte, 30% 97,2 97,2 97,1 96,9
İŞLETME ŞARTLARI Emniyet Limit Sıcaklığı °C 95
Max. İşletme Sıcaklığı °C 80
Min. Su Dönüş Sıcaklığı °C 55
İşletme Basıncı bar 3
Elektrik Bağlantısı - 230 Vac , 50 Hz
Yakıt Tipi - Ø6-8 mm Premium Kalite Pelet, Prina
Minimum Baca Çekişi mbar -0,7 ≤ Pb ≤ -0,01
Kazan Karşı Basıncı mbar 0,44 0,35 0,75 0,55
Su Tarafı Direnci mbar 0,32 0,46 0,72 0,8
ANA BOYUTLAR Kabin Genişliği, W mm 700 750
Toplam Genişlik mm 990 1040
Yükseklik (ayarlanabilir), H mm 1315-1355 1415-1455 1615-1655
Kabin Derinliği, D mm 800 825
Toplam Derinlik ± 2 mm 1280 1295 1330 1330
Baca Bağlantısı, (Dış-İç Çap) mm 130-125 150-146
Su Hacmi lt 99 91 116 140
Boş Ağırlık kg 375 395 425 520
Brüt Ağırlık kg 470 490 505 600
Yakıt Deposu Hacmi lt 250 250 850 850
Su Doldurma-Boşaltma Bağlantısı inch ½”
Sıcak Su Çıkış Bağlantısı inch 1″ Erkek 1″ Erkek 1.1/2″ Erkek 1.1/2″ Erkek
Su Dönüş Bağlantısı inch 1″, Erkek 1 ¼”, Erkek
EMİSYON ORANLARI Baca Gazı Sıcaklığı Tam Yükte, 100% °C 90 120 120 130
Kısmi Yükte, 30% 55 55 70 70
Baca Gazı Partikül Miktarı Tam Yükte, 100% kg/h 11,4 17,1 36,5 40,3
Kısmi Yükte, 30% 34 54,3 98 142
CO Tam Yükte, 100% mg/m³ 99 22 152 176
Kısmi Yükte, 30% 95 82 244 54
Limit 400
GÜÇ TÜKETİMİ Standart Güç Tüketimi W 90 130 120 165
İlk Yanma Esnasında W 305 345 335 380

Caria Pirina (Prina) Pelet Kazanı

Friday, May 17, 2013

Yenilenebilir Enerji Kaynağı Olarak Tarımsal Atıklar

Tarım atıkalrının ama özellikle de pirinanın biyokütle yakıtı olarak kullanılması son zamanlarda oldukça ilgi çeken bir araştırma konusu haline geldi. Biyokütle pratiklerimizi geliştirecek ve ufuk açacak çalışmalar için bilim insanlarımıza teşekkür ederiz. AşağıdaEsra Boztepe ve Prof. Dr. Ayten Karaca’nın tarımsal atıkalrın yakıt olarak kullanılması üzerine yaptıkları çalışmadan bir kesit sunuyorum. İlginizi çekeceğini umarım.

ÖZET

Yenilenebilir enerji kaynakları arasında rüzgâr ve güneş enerjileriyle birlikte biyokütle enerjisi de sayılabilir. Enerji ihtiyacının sürekli artması, fiyatlarının yükselmesi, çevresel problemlerin ortaya çıkması ve enerji kaynaklarının fosil kökenli olması insanların yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmesini gerekli kılmaktadır. Odun kökenli atıklar ile pamuk, ayçiçeği ve tütün sapları gibi tarımsal atıklar enerji üretimi için önemli bir potansiyel oluşturmaktadır. Ülkemiz geçen yıl 5,5 milyon ton kömür ithal etmiş ve bu kömürün 4.900.000 tonunu ısınmada kullanmıştır. Ülkemizde her yıl 38milyon 220bin ton miktarında organik atık
çıkmasına rağmen bu atıklar herhangi bir şekilde değerlendirilmeyip ya anız olarak yakılarak yada çöp alanlarına atılarak bertaraf edilmektedir. Bu tür atıkların değerlendirilip ülke ekonomisine kazandırılması ivediyle gerekmektedir. Yenilenebilir Enerji kaynakları konusunda verilen kanun teklifi[**] ise bu konuda ülkemizdeki yaklaşımın olumlu olduğunu göstermektedir. Ayrıca aynı kanun teklifinde biyokütle enerjisine dayalı üretim tesislerinde elde edilen elektrik için uygulanması tasarlanan destek miktarları belirtilerek yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesi öngörülmektedir. Biyokütleden enerji elde edilmesi sırasında bir yandan tarımsal
atıklardan yakacak olarak yararlanma olanağı doğmuş olacak, bir yandan da biyokütleden enerji eldesi sırasında bir sera gazı olan CO2 emisyon miktarı azalacak ve Kyoto protokolüne daha kolay uyum sağlanmış olunacaktır. Sonuç olarak; tüm bu güncel gelişmeler çerçevesinde yenilenebilir enerji kaynağı olarak tarımsal atıkların kullanılması gerekliliği gündeme gelmiştir

1.GİRİŞ

Doğa ve evrenin oluşumundan bugüne kadar var olan ve varlığının devam edeceği beklenilen enerji, insanlık tarihiyle beraber birçok gelişim ve aşama kaydetmiştir.
Đnsanlar yaşamlarını doğal çevrede sürdürürken ihtiyaçlarını da doğal kaynaklardan sağlıyorlardı. Kurutmayı ve ısınmayı güneşle yapıyorlar ve bir kandilin ışığıyla
aydınlanıyorlardı. Günümüzde ki artan nüfus, kentleşme, sanayileşme, ve ihtiyaçların çeşitliliği insanların enerji talebini ve kullanım miktarını artırmıştır. Đnsanların doğası
gereği üretim, tüketim, yatırım ve büyüme bir yarış haline gelmiş ve hep daha fazlasını istemelerine neden olmuştur. Neden bu hırs ve bu kadar tüketim? Bu enerjinin yok
olacağı, bir gün tükenebileceği akıllara bile gelmemiş, acaba başka alternatifler var mıdır sorusu hiç sorulmamıştır. Kullanılan bu fosil kökenli enerji kaynaklarının yakın gelecekte
tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olması, ayrıca enerji fiyatlarının hızla yükselmesi, diğer yandan ortaya çıkan çevresel problemler insanların yenilenebilir temiz enerji
kaynaklarına yönelmesini gerekli kılmaktadır.

Milyonlarca yıl önce ölmüş hayvan ve bitkilerin atıkları yüksek ısı ve basınç altında petrol, kömür ve doğalgaz gibi fosil yakıtları oluşturmuştur. Bu yakıtlar, gelişmeleri
çok uzun yıllar aldığı için “yenilenmeyen yakıtlar” olarak adlandırılmaktadır. Yıllarca ülkelerin uyguladığı siyasi politikalar ve insani hırslardan dolayı alternatif enerji
kaynaklarının arayışı ve var olanların değerlendirilmesi gündeme gelmemiştir. Bazı teknolojilerin kurulum maliyetinin yüksek olması ve devlet desteğinin yetersiz kalması,
üretilecek olan enerjinin gıda güvenliği üzerindeki etkilerinin yarattığı endişeler ve yapılan yatırımların yetersiz kalması fosil yakıt kullanımını devamlılığını artırmıştır.
Fakat mevcut kaynakların tükenme sorununun ve insan yaşamının küresel ısınma tehlikesiyle karşılaşmasından dolayı fosil yakıtların yerini artık yenilenebilir enerji
kaynakları, yani doğada sürekli var olan, güneş, rüzgâr, biyokütle, biyoyakıtlar, jeotermal, hidrolik, okyanus kaynakları vb. almaya başlamıştır. Yenilenebilir enerji
kaynaklarının en büyük özelliklerinin başında sürekli tekrarlanabilir olmaları ya da kaynağının tükenme hızından daha hızlı bir şekilde kendilerini yenileyebilmeleri geliyor.
Bunun yanında bu teknolojiler özellikle çevre dostu olmaları, ülkemiz açısından potansiyelinin yüksek olması ve ekolojik denge yönünden olumlu etkileri ile fosil yakıtlara
nazaran üstünlük sağlamaktadır.

2. YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI

Yenilenebilir enerji, sürekli devam eden doğal proseslerdeki var olan enerji akışından elde edilen enerjidir. Türkiye’nin mevcut potansiyeli ve enerji kullanım miktarları tablo
1’de verilmiştir.

yenilenebilir enerji tablo
Tablo 1. Türkiye yenilenebilir enerji potansiyelleri ve kullanımı değerleri(Bilim ve Teknik mayıs 2009)

2.1 GÜNEŞ ENERJİSİ

Güneş enerjisi bilinen en eski ve en temel enerji kaynağıdır. Güneş enerjisinin pratikte kullanım olanakları evlerde sıcak su, ısıtma, soğutma, endüstride proses ısısının üretimi,
tarımda sulama, kurutma ve pişirmedir. Güneş enerjisi üretiminde kullanılan teknolojiler parabolik odaklayıcılar Şekil 1’de parabolik lineer (çizgisel yansıtıcılı) vakumlu borularla
buhar üretimi ve türbinjeneratör grubu ile elektrik enerjisi üretimi prensibi gösterilmiştir. Ayrıca güneş kulesi, heliustat (ayna tarlası) ve fresnel yansıtıcılarla çizgisel odaklama
sistemleridir.

2.2 BİYOKÜTLE

Biyokütle kentsel çöpler, endüstriyel artıklar, tarımsal artıklar, odun, ormancılık artıkları, etanol, biodiesel vb. ürünlerin islenmesi sonucu ortaya çıkan katı, sıvı ve gaz gibi
yakıtların tümüne denilmektedir. Bunlardan elde edilen her türlü enerjiye de biyoenerji denilmektedir. Biyokütle; bitkiler, ağaçlar ve tarım bitkilerinin olusturduğu bütün organik maddeleri
tanımlayan bir terim olarak esasen fotosentez ile günes enerjisinin toplandığı ve depolandığı ortamlardır. Dünya üzerinde yer alan biyokütlenin yaklasık % 90’ı ormanlarda bulunmakta ve dünya ormanlarının yıllık net biyolojik üretimi yaklasık 50×1019 ton olarak tahmin edilmektedir. Türkiye zengin tarımsal potansiyeli ile gelismekte olan bir ülkedir ve bu potansiyelinden dolayı tarım alanlarından büyük miktarlarda tarımsal atık çıkmaktadır. Toplam tarımsal atık miktarı kuru baz da yaklasık olarak 40 – 53 milyon ton olarak hesaplanmıstır. Tarımsal atıkların ortalama enerji esdeğeri 17.5 MJ olduğu için tarımsal atıkların yıllık enerji esdeğeri 470 PJ ile 620 PJ arasında değismektedir.

Çevresel kosulların son yıllardaki küresel değisimi ve atmosferdeki karbon ve kükürt bilesiklerinin miktarının artması, fosil yakıtlara alternatif olabilecek kaynak arayısını baslatmıstır. Sera gazının neden olduğu zararlar direkt olarak tarım alanlarını ve ormanları etkilemektedir. Günes enerjisinin biyokütle biçimindeki depolanmıs enerjiye dönüsümü, yasam için esastır. Fotosentez yoluyla enerji kaynağı olan organik maddeler sentezlenirken tüm canlıların solunumu için gerekli olan oksijeni de atmosfere verirler. Üretilen organik maddelerin yakılması sonucu ortaya çıkan karbondioksit ise, daha önce bu maddelerin olusması sırasında atmosferden alınmıs olduğundan, biyokütleden enerji elde edilmesi sırasında çevre karbondioksit salınımı açısından korunmus olur.

Atımtay ve Topal (2004), Türkiye’de biyokütleden temiz enerji elde etme amacıyla  yaptıkları çalısmada biyokütlenin yakıldığında ikincil hava ihtiyacını ortaya çıkaran yüksek CO ve CmHn emisyonlarının olustuğunu, ömürün SO2 emisyonu 2400-2800mg/Nm3 civarında iken çalısmada kullanılan biyokütle yakıtları (ayçiçeği sapı, kayısı çekirdeği, seftali çekirdeği, prina, pamuk çiğidi posası) için SO2 emisyonunun sıfır olduğunu, yapılan tüm yakma deneylerinde NOX emisyonlarının, Hava Kalitesi Kontrolü Yönetmeliği (2002) tarafından belirlenen sınır değerlerin altında bulunduğunu belirlemislerdir. Biyokütle yakıtları hemen hemen hiç sülfür emisyonları üretmezler ve asit yağmurlarını azaltırlar. Biyokütle yakıtları atmosferik karbonun döngüsünü sağlar, küresel ısınmayı azaltırlar. Atmosfere salınan karbondioksit miktarı, biyokütlenin büyüme sürecinde aldığı karbondioksit miktarına esittir.

Biyokütlenin yanması sonucu kömüre kıyasla daha az kül olusur ve külün ortamdan uzaklastırılması kolay ve ucuz olur, depolama alanı gereksinimi azalır. Biyokütle külü tarım alanlarında toprak iyilestirici olarak kullanılabilir. Kısa dayanıklı enerji bitkileri ( otlar ve ağaçlar ) geleneksel çiftlik bahçelerine kıyasla daha az yetisme ortamı faktörleriyle yetinebilirler. Enerji bitkileri daha az gübreleme ve herbisit ( bitkilere karsı etkili kimyasal maddeler ) uygulaması gerektirirler ve yıl boyunca vejetatif büyüme ( ağaç türlerinin kütük ve köklerinden sürgün gelisimi ile büyümesi ) sağlarlar, toprak erezyonuna karsı koruma sağlayarak havza kalitesini artırırlar, ayrıca yaban hayatını gelistirirler. Arastırmacılar bu sonuçlara dayanarak, akıskan yatak teknolojisi ile OSB ve KOBĐ’lerin biyokütle ve kömür yakarak daha ucuz enerji elde edebileceğini ve biyokütleden enerji eldesi sırasında, bir sera gazı olan CO2 emisyonunun azalacağını tespit etmislerdir. Bu sayede Kyoto protokolüne daha kolay uyum sağlanacağını ayrıca enerji tarımı ve enerji ormancılığının geliseceğini belirtmislerdir. Dutta (2007), biyokütlenin C/H oranının kömürden düsük olduğunu ve yaklasık 8-10 civarında olduğunu, kömüre göre biyokütlenin daha düsük kükürt ve daha fazla potasyum ve sodyum içerdiğini belirtmistir. Kalkınmakta olan ülkelerde biyokütlesel enerjinin kullanımı hızla artmaktadır. Biyokütle enerjisi büyük potansiyelinden dolayı (300-500 MTEP/yıl) AB ülkeleri için de büyük öneme sahiptir Avrupa’da enerji amacıyla biyokütle kaynağı olarak, odunsu biyokütle, ağaç isleme endüstrisi atıkları, tarımsal atıklar, endüstriyel organik atıklar, hayvan gübreleri, belediye katı atıkları veya kaynakları, ayrılmıs evsel atıklar, lağım suları ve özellikle de enerji bitkileri yaygın olarak kullanılmaktadır


Yenilenebilir Enerji Kaynağı Olarak Tarımsal Atıklar

Monday, February 18, 2013

Pirina (kimi zaman aslında yanlış kullanımı olan prinaya da rastlayabilirsiniz) aslında birden çok anlama geliyor. Öncelikle yağı alınan zeytinden arta kalan nemli ve biraz da yağlı posaya verir adını. Bu nemli posadan senede 250.000 ton (evet tam iki yüz elli bin ton)...

Test Post from Biyokütle ile Yenilenebilir Enerji

Test Post from Biyokütle ile Yenilenebilir Enerji http://prinapirina.com/tr

Dünya Pirina'yı Keşfediyor!

Pirina Yağında olduğu gibi yakıt olarak pirinayı pazarlamakta da potansiyelimizin çok altında seyrediyoruz malesef. Dünyanın en büyük üç zeytin üreticisinden birisi olmamıza rağmen hem yerel tüketimde hem de uluslararası ticarette İspanya, İtalya, ve Yunanistan ile hakkını vererek rekabet edemiyoruz. İşin zeytinyağı boyutunu bilenler  yorumlarıyla zenginleştirebilirler bu yazıyı. Ben ise kısaca işin pirina kısmından bahsetmek istiyorum. Pirina bir yakıt olarak pek çok cazip özelliğe sahip. Bunu daha önce de çeşitli kereler yazdım. Hepsini tekrar etmeye gerek yok. Ancak öyle gözüküyor ki İngiltere de giderek artan bir şekilde biyokütle yakarak enerji üretimine yönelirken pirinayı da unutmamış. Ne zeytinin ne de zeytin ürünlerinin en yaygın olarak kullanıldığı bir ülke olsa da bir yakıt olarak pirinanın değerini anlamış gözüküyor İngiltere. Tüm Avrupada olduğu gibi İngiltere’de de yenilenebilir kaynaklara giderek artan bir ilgi ve talpe var. 2011′de toplam enerji üretiminin yüzde 9′unu yenilenebilir kaynaklardan sağlayan İngiltere, 2012′nin ilk üç çeyreğinde bu oranı yüzde 11.7 gibi hatırı sayılır bir seviyeye çıkarttı.  Bu aynı zamanda İngiltere için bir rekor. Henüz daha Danimarka gibi neredeyse aşırı denecek düzeyde rüzgar enerjisine yatırım yapan bir ülke seviyesinde değiller ama ülkelerin boyutunu düşününce İngiltere kadar büyük bir ekonominin enerjisinin yüzde onundan fazlasını yenilenebilir kaynaklardan sağlaması önemli bir gelişme sayılır. Üstelik art arda gelen ekonomik krizlere rağmen yenilenebilir kaynaklara yönelimde artış yaşanması da ayrıca cesaret verici.

Gelelim pirinanın rolüne. Elbette İngiltere’nin yatırım yaptığı yenilenebilir kaynakların çoğu yerel olarak elde edilebilen ürünler. Rüzgar başta olmak üzere güneş enerjisi ve bio dizel yatırımları yenilenebilir yakıt kaynaklarının başında geliyor. Ancak tüm bu yerel yatırımların yanında İngiltere senede yaklaşık oalrak 200.000 ton da pirina ithal edrek kömür santrallerinde yakıyor. Kömür santrallerinin emisyonlarını düşürmek ve çevreye verdikleri zararı azaltmak için kömür pirina ya da odun peletleri ya da wood chips denilen kıymık ve keresste sanayiinin artıkları kömürle beraber yakılıyor. Pirina ve odun peletleri düşük kül oranları, sıfıra yakın sülfür (kükürt) emisyonları ve kömürle yarışan kalori değerleri ile ön plana çıkıyor. Bu 200.000 ton pirinanın çok büyük kısmı İspanya’dan elde ediliyor.

İş gücü maliyeti konusundaki avantajımızı ve yerel talebin azlığını düşünürsek belki de mesafenin getirdiği taşıma masraflarını dengeleyecek kadar fiyat avantajına sahip olabiliriz. Kimbilir, belki de pirina üreticilerimizi Avrupa’da nice pazarlar bekliyor.


Dünya Pirina'yı Keşfediyor!

Saturday, February 16, 2013

Pirina Yağı

 Zeytin mucizesi, zeytin mucizesi diye dilimde (klavyede mi demek lazım acaba) tüy bitti ama zeytin durmak bilmiyor. Önce zeytin’i sıkıp yağını çıkartıyoruz. Ettiğimiz işkence yetmezmiş gibi bir de artık posası kalmış zeytini once kurutup sonra da bir solvent (çözücü...
Pirina Yağı

Tuesday, February 12, 2013

Pirina Bir Sıfır Net Emisyon Yakıtıdır

Pirina Sıfır Net Emisyon Demektir Pirina sadece yenilenebilir bir kaynak değil aynı zamanda 0 net karbon emisyonu sağlayan bir yakıttır. Bu popüler tabiri sık sık duymaya başladık. 0 net karbon emisyonu. Güneş ya da rüzgar enerjisi gibi bilindik alternatif enerji kaynaklarının sıfır emisyona neden olması anlaşılır ama kalorifer kazanında ya da sobada yaktığımız pirinanın da sıfır emisyona sahip olması nasıl oluyor da oluyor? Aşağı yukarı şöyle: Pirina yakıldığı zaman çoğunlukla karbondioksit olmak üzere çeşitli gazlar ve bir miktar kül açığa çıkıyor. Maddenin korunumu yasası gereği yaktığımız pirinanın kuru ağırlığı ile açığa çıkan kül artı gazların toplam ağırlığı birbirine eşit. Kül ve gazlar eninde sonunda doğaya karışıyorlar. Bu arada pirinanın geldiği zeytin ağaçlarında yeni zeytinler büyümekte. Zeytin ağacı büyümek ve tekrar ürün verebilmek için fotosentez yapmak zorunda. Bu sayede havadan bir miktar karbondioksit ve topraktan da gerekli mineral yapı taşlarını emiyor. Sonuçta bir zeytini oluşturmak için gereken madde ile o zeytinin enerjiye (ve yağa) çevrilmesi sırasında açığa çıkan maddenin miktarı aynı. Konumuz sera gazları olduğunda ise özellikle karbona bakıyoruz. Bir zeytinden elde edilen pirinanın yakılması sonucu açığa çıkan karbondioksitin tamamı yeni bir zeytinin büyümesi için kullanılacak. Yani orta ve uzun vadede yaktığımız kadar yeni zeytin ürettiğimiz sürece atmosfere ekstradan bir yük getirmemiş oluyoruz. İşin ilginç ve güzel yanı şu. Eğer zeytinyağı üretiminden arta kalan pirinayı yakmasaydık da doğrudan toprağa karıştırsaydık bakteriler tarafından parçalanarak gübre haline gelirken aynı miktarda sera gazının atmosfere salınmasına sebep olacaktı. Bu arada asitli atıklar ve karasu yüzünden kısa vadede toprağa da zarar vermiş olacaktık.

Biyodizel gibi tahıllardan ve tek senelik bitkilerden üretilen yakıtların da çoğu sıfır emisyona yakınlar. Ancak pirina kadar gerçekten sıfır emisyona yakın değiller. Pirina tesislerinde kurutma kazanları yakılan pirina ile sağlanıyor. Dolayısıyla ekstra enerji sarfiyatı çok çok az. Sadece aydınlatma, kurutma tamburlarını çeviren elektrikli motorlar ve pelet basma makinaları için enerji girdisine ihtiyaç var. Oysa ki biyodizel üretme sürecinde enerji yoğun bir damıtma süreci var ve genellikle fosil yakıtlardan elde edilen enerji ile süreç devam ediyor. Yani biyodizel ünitesi tüm elektrik ve ısıtma ihtiyacını kendi ürettiği yakıt ile sağlamadığı sürece tam anlamıyla sıfır emisyonlu bir yakıt olmuyor. Pirina tesisleri ise ölçekleri ve nispeten basit süreçler kullanmaları nedeniyle kendi ürettikleri enerji ile üretimi sürdürebilen işletmeler. Bu da pirinayı gerçek sıfır emisyona çok yaklaştırıyor.

Peki odun yakınca ne oluyor? Odun da sıfır emisyon yakıtı değil mi? Teoride öyle. Ama pratikte her zaman öyle değil. Üretmediğiniz mısırı ya zeytini yakıta çeviremiyorsunuz. Ancak yerine koymadığınız ağacı kesip yakabiliyorsunuz. Yani yakılan her ton odun için yeni bir tonluk ağaç kütlesi büyütemiyorsak odun net karbon emisyonu sıfırdan yüksek bir yakıt haline geliyor. Bunu tek tek yakılan oduna ve yeni dikilen ağaçlara bakarak hesaplamamıza gerek yok elbette. Orman varlığındaki değişimler bize odun ve kereste sektörünün kullandığı ham maddeyi yerine koyup koymadığını da anlatıyor. Dünyanın pek çok bölgesinde net orman varlığı azalıyor. Son yüzyılda orman varlığı yükselen bölgeler Batı Avrupa ve ABD’nin kuzey doğu kıyısındaki New England dediğimiz yerler. Oysa pirina ancak zeytin ağacının ürünü olan zeytinden elde ediliyor. Daha çok pirina üretmek için mutlaka daha fazla zeytin yetiştirmek gerek.


Pirina Bir Sıfır Net Emisyon Yakıtıdır

Saturday, February 9, 2013

Pirina satın alırken dikkat edilecekler

Bravo. Pirina yakmaya karar verdiniz ve ısınmada siz de çevreye zarar vermeyen bir yöntem seçmiş oldunuz. Bunun için sizi ne kadar tebrik etsek az. Şimdi pirinayı nereden alsak, hangi tür pirina yaksak diye düşünüyorsunuz. Fazla düşünmeye gerek yok, bu yazımızda kafanızı karıştıran kimi sorulara yanıt arayacağız.

  1. En yakın kömürcüye gidip bana üç ton pirina sar şuradan güzelinden olsun demeden önce kalorifer kazanınızın özelliklerinden haberdar olduğunuzdan emin olun. Her merkezi sistem ya da kat kaloriferi kazanı her tür pirinayı yakmak için uygun değildir. Mevzuata göre stokerli ve kömür de yakmak için tasarlanmış kazanlarda yakılacak biyokütle yakıtın zerre büyüklüğü 6 mm (6 milimetre) den küçük olamaz. Ancak pirina pelet halinde basılmadıkça ister kuru pirina ister çekirdek pirina olarak genellikle altı milimetreden küçük parçalar halinde olacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken husus iri parçalara sahip kömürler için tasarlanmış stokerlerin doğru ve verimli bir besleme yapıp yapamayacağıdır. Eğer kazanınızın kuru ya da çekirdek pirina ile çalışıp çalışmayacağından emin değilseniz maliyeti çok az da olsa arttırmayı göze alıp pelet pirina satın alın. Satıcılarda pelet pirina yoksa size fark etmeyeceğini söyleyeceklerdir. İtibar etmeyin.
  2. Pirina’nın kaynağı önemlidir. Özellikle pirina yağı çıkarmak için de tasarlanmış pirina işleme tesislerinden alınan pirina yakıtı çok az yağ içerir. Kimi zaman doğrudan zeytinyağı fabrikasında doğru kurutma işleminden geçmeyen daha fazla yağ ve nem içeren pirina da satışa çıkartılmaktadır. Yağı iyi alınmamış pirinanın kalori değeri (içerdiği yağdan ötürü) daha fazladır ama bu her şart altında daha iyi bir yanma sağlayacağınız anlamına gelmez. Yağ aynı zamanda daha fazla rutubet de demektir. Rutubet daha verimsiz bir yanmaya ve kazan çeperlerinde ve bacada birikmelere yol açar. Bir yandan umduğunuz ısı verimini alamadığınız gibi bir yandan da uzun vadede bakım ve tamir masraflarınız artacaktır. O yüzden yakıtınızı pirina işleme konusunda özelleşmiş tesislerden almaya özen gösterin.
  3. Pirina rutubet tutma özelliği az olmayan bir yakıttır. Pirina üreticisi en iyi şartlarda pirinayı doğru şekilde kurutmuş, yağını sıkmış ve satışa çıkartmış olabilir. Yaptığınız araştırma sonucunda bir markanın pirinasının analiz sonuçlarına güvenebilirsiniz. Ancak mutlak suretle satışı ve dağıtımı yapan şirketin pirinayı hangi şartlarda sakladığını tetkik edin.
  4. Aynı şekilde pirinayı stoklarken kuru bir mekanda tutmaya özen gösterin.
  5. Sadece pirinanın iyi bir yakıt olduğunu öğrendiğiniz için uygun olmayan kazan veya soblarda pirina kullanmayın. Hem yeterli verimi alamazsınız hem de bu performans kaybı dolayısıyla pirinayı yanlış tanıyabilirsiniz.

Sıfır emisyonlu günler dilerim.


Pirina satın alırken dikkat edilecekler

Wednesday, February 6, 2013

Pirina yakarken dikkat edilmesi gerekenler

Bu kısa yazıda pirinadan en iyi verimi almak için neler yapılması, hangi unsurların hatırlanması gerektiğine değineceğiz. Daha sonra her bir adım için daha detaylı bir yazı yazmayı planlıyorum.

  • Pirina her kazanda yakılmamalıdır. Stokerli ve ikincil yanma odası olan yani ilk yanmada açığa çıkan gazları tekrar tutuşturan sisteme sahip kazanlarda yakılmalıdır. Pirinadaki uçucu madde oranı kömüre göre daha fazladır. Bu yüzden kömür yakmak için yapılmış nispeten eski kazanlarda pirina yakmak hem yakıt israfına hem de ısı kaybına yol açar.
  • Eğer pirina yakmak için tasarlanmış bir kazanınız yoksa ama yine de pirina yakmak istiyorsanız pirinayı en az orta kalite linyit ile karıştırarak (yüzde 30 pirina yüzde 70 kömür) kullanabilir ve böylece hem ısı verimini arttırıp maliyetinizi azaltabilirsiniz.
  • Satın aldığınız pirinanın test sonuçlarını ve izin belgelerini kontrol ediniz. Piyasada doğrudan zeytinyağı fabrikalarından çıkan su ve yağ oranı yüksek pirina yakıtı da satılmakta. Yasal olarak satışı yasak olan bu yakıtlar kazanlara zarar vermekle kalmaz aynı zamanda ısı verimini düşürür ve çevreyi kirletir. İyi işlenmiş pirinada rutubet yüzde 10 seviyesinin altında ve yağ oranı da yüzde ikiden fazla olmamalıdır. 2011 tarihli pirina tebliği ile yapılan düzenlemeler pirinanın ve pirina yağının hangi değer aralıklarında olacağını belirlemiştir. Bu değer aralığında olmayan yakıtların satışı yasaktır.
  • En temiz yanan pirinanın çekirdek pirina olduğunu unutmayın.
  • İthal Kömür lobisi pirinanın verimsiz yandığını, kazanınıza zarar vereceğini, ısınmayacağınızı ileri sürecektir. Unutmayın ithal kömür satışı yapan distribütörler para kaynaklarının elinden gitmesine göz yummak istemezler. Doğru ekipmanla yakılan ve güvenilir bir kaynaktan sağlanan pirina ideal bir yakıttır.

Pirina temiz, çevreci, ve yenilenebilir bir enerji kaynağıdır, ancak doğru yöntemlerle ve bilinçli bir şekilde yakılması gereklidir.


Pirina yakarken dikkat edilmesi gerekenler

Thursday, January 24, 2013

Pirina'yı yeniden keşfetmek

Pirina da yakabilen antika soba  Bu sayfalarda pirinadan genellikle önemi yeni keşfedilmiş bir yakıtmış, ya da uzun zamandır gizli kalmış bir alternatif enerji kaynağıymış gibi bahsediyorum. Ancak pirina briketlerini sobada yakmak belli bir yaşın üstündeki Egeli’lere hiç de uzak bir hatıra değildir. Ben o günlere yetişemedim ama evin çocuklarının görevlerinden birisinin pirina biriketlerini duvar örer gibi sobanın içine yerleştirmek olduğu günleri babamdan dinlerdim. Benim kendi sobamızda odun parçalarıyla oyun niyetine yaptığım babamın on yaşındaki görevlerinden birisiydi Edremit’deki evlerinde.

Bugünkü yeniden sıkma ve kurutma işlemlerinin pek uygulanmadığı dönemlerde zeytinyağı fabrikasının artığı olan sulu prinayı presleyerek yaklaşık bir kilogramlık briketler haline getiren pirina fabrikaları vardı. Bu fabrikalarda üretilen pirina briketleri elbette bugünkü kuru prina ya da pelet pirina yakıtlarından biraz daha yağlı, dolayısıyla da biraz daha fazla is ve kurum çıkartan yakıt seçenekleriydi. Ancak her şeye rağmen hem yüksek ısı verimi ve ucuz olması sebebiyle pek çok aile pirina yakardı. İkinci dünya savaşı yıllarında hemen her şeyin karne ile satıldığı yıllarda Ege’de pirinayı yakıt olarak kullanabilmek galiba güzel bir ayrıcalıktı.

Pirina briketlerini şöyle dizmek gerekirmiş. Sobanın iç duvarından başlayarak duvar örer gibi merkeze doğru yerleştirilecek. Sadece sobanın en ortasında bir iki çıra parçasının girebileceği bir boşluk kalana kadar bu pirina duvarı örme işi devam edecek. Daha sonra tutuşturulan çıra parçaları merkezdeki boşluğa atılır ve yağlı pirina birden bire harlı bir alevle kısa zamanda ısısını tüketmeden yanmaya başlar. Muhteşem bir yöntem. Dinleyince kulağa çok basit geliyor ama aslında pirinadan yüksek verim almanın yolunu hem de bizim bugün sahip olduğumuz ikincil yanma odaları olan kazanlara sahip olmadan keşfetmiş ahir zaman insanları.

Pirina odun ve kömüre göre daha düşük ısılarda ve uçuculuğu daha fazla olan gazlar üretiyor. O yüzden standart bir kömür veya odun sobasında yakıldığında hızla açığa çıkan gazların bir kısmı bacadan kaçıveriyor. Modern kazanlarda bu uçucu gazları ikincil bir yanma odasında tekrar ısıtıp tutuşturan böylece yakıtın tamamından faydalanmamızı sağlayan kazanlar var. Oysa eskiden pirina sadece sobalarda yakılıyordu. Hem de odun veya kömür için tasarlanmış sobalarda. Ancak yerel tecrübe zamanla pirinadan en iyi verimi almanın yolunu keşfetti. Aralarında boşluk kalmayacak şekilde dizilen pirina briketleri hemen alev almıyordu. Ortada bırakılan ufak baca gibi boşlukta çıra tutuşturulduğunda etrafındaki prinayı ısıtıyor, tutuşturmaya başlıyordu. Henüz daha tutuşmamış ancak ısıdan nasibini almış pirina uçucu gazlarını serbest bırakınca kaçacak en kolay yolu arayan gaz ortadaki boşluğa doğru ilerliyor ve orada alevlerle karşılaşıyordu. Tamamı yanmasa bile rastgele yakılan bir sobada kaçıp gidecek gazın büyük bir kısmı ısıya dönüştürülebiliyordu. Bu yöntem ile hem epeyce yanıcı olan yağlı pirinanın yanma hızı kontrol altına alınmış hem de uçucu gazların bir kısmı yakalanıp yakılmış oluyordu.

 

 


Pirina'yı yeniden keşfetmek

Wednesday, January 16, 2013

Pirina: Yakmıyorsan bari gübre yap

Pirina’nın çevre dostu bir yakıt olduğunu biliyoruz. Ancak pirina’nın temiz bir yakıt olarak kullanılabilmesi için yağının alınması gerekiyor. Yağlı pirina hem daha fazla rutubet saklayabildiği için verimsiz yanıyor hem de aslında sıvı yakıt için tasarlanmamış soba ve kazanlarda yanan pirina yağı çevre kirliliğine de sebep olabiliyor. Pirina cennetten çıkma bir yakıt olabilir ama bu insanın da üstüne düşeni yapması gerektiği gerçeğini değiştirmez. Günümüzde pek çok zeytinyağı fabrikası zeytinyağı üretiminden arta kalan prinayı işleme tesislerine satmak yerine fabrikanın ısı gerektiren işlemlerinde doğrudan yakıt olarak kullanıyor. Bu da, bir bakıma, pirinanın ziyan olması demek. Bir yandan ticari değeri olan yağ yakılıyor, bir yandan çevre kirliliğine sebep olunuyor, bir yandan da işlenip piyasaya çekirdek pirina, pelet, ya da kuru pirina olarak sunulacak temiz yakıt miktarı azalmış oluyor.

Peki işlenmeyen ve doğrudan yakılan pirina için alternatif kullanım alanları var mı?

Olmaz mı? Atık karasuyun samanla karıştırılıp gübreye dönüştürülmesinden pirinanın yüksek protein oranıyla hayvan yemi olarak değerlendirilmesine kadar değişen alternatif kullanım alanları var. Bunların bir kısmı zaten geleneksel olarak da uygulanan yöntemler. Bir kısmı ise bilimsel incelemeler sonucunda ortaya çıkıyor. Bu kullanım alanlarından birisi de pirinanın gübre olarak değerlendirilmesi. Yakın zamanda okuduğum bir makale kompost yapılan prinanın çimlenme indeksini (ekilen tohumların ne kadarının çimlendiğini belirten indeks) arttırdığı, karbon / azot (C/N) oranını dengelediği ve yüksek organik madde oranı içeren bir gübre olarak kullanılabileceği bulunmuş. Aslında pirinanın gübre olarak kullanımı yeni bir keşif değil elbette. Ancak özellikle iki fazlı zeytinyağı üretiminden arta kalan aşırı derecede asitli karasu ve pirina posası doğrudan gübre olarak kullanmak için uygun değil. Geleneksel yollarla yapılan sıkma işleminden arta kalan pirina toprağa daha kolay uyum sağlasa da sıcak su ve santrifüj kullanan iki fazlı modern üretim sistemlerinin atık madde olarak ürettikleri pirina doğrudan gübre olarak kullanılamıyor. Ancak kompost yapıldığında çoğunluğu azot yönünden fakir ya da çok fakir olan tarım topraklarımız için uygun bir gübreleme seçeneği sunuyor.

Zeytin böyle bir şey işte. Tam anlamıyla bir mucize. Tam teşekküllü, full aksesuarlı bir doğal ürün. Ye, iç, yak, gübre yap…Bir tarım ürününden daha fazla ne bekleyebiliriz? Gece gelip iyi geceler öpücüğü kondurmasını mı?


Pirina: Yakmıyorsan bari gübre yap

Thursday, January 10, 2013

Tarihin tozlu yaprakları...1928'den kalma bir meclis tutanağı

Pirinadan sanki yeni keşfedilen bir şeymiş gibi bahsedip duruyorum. Oysa olsa olsa pirina yeniden keşfediliyor diyebilirim. Çünkü bir yakıt olarak pirina ve pirina yağı Cumhuriyetin ilk yıllarında değeri bilinen ve mecliste önemi üzerine konuşulan bir konuydu. İşte Nisan 1928 deki meclis tutanaklarından bir alıntı:

Zeytinyağı, prina fabrikaları 81 adettir. Zeytinya­ğı fabrikalarının kudreti istihsaliyesi 5 500 tondur.
Prina fabrikalarının kapasitesi 1 300 tondur. Malumuâliniz ‘bizde evvelce prina fabrikası yoktu. Prina­larımız evvelce Yunanistan’a, İtalya’ya giderek ve  orada tekrar yağ çıkartılarak ondan sabun fabrika­ları müstefit olurdu. Memlekette bir çok erbaibı te­şebbüs bu kazancı gördüler, Edremit, Ayvalık hava­lesinde, İzmir’de, Bayındır’da fabrikalar tesis olun­muş, istihsalata başlanmıştır ve ümit ediyorum ki,  birkaç sene sonra prina ihracatımız kalmayacaktır.  Doğrudan bunlar da yağa kalp edilerek sabunculuk istihsalatına medar olacaktır. Yunanistan sabunları­ nın bizim sabunlarımıza rekabet etmesinin bir sebe­bi de budur. Çünkü onlar âdi yağları sabunlara kul­lanırlar, daha ucuz mal ederler.

Zeytinyağlarımızda malumu âliniz İtalya ve Fran­ sa’ya gider ve orada tasfiye edilerek Amerika ve Şi­mali Avrupa memleketlerine gönderilir. Bu zeytinyağlar memleketimizde iyi tasfiye edilirse İtalya ve  Fransa’nın ikinci bir ameliye ile kazandığı fiyatlar memleketimizde kalacak ve müstehliklere isali müm­kün olacaktır. Üç çeltik fabrikamız vardır. Bunların senelik istihsalatı 5 bin tondur. 13 susam yağı fab­rikası vardır. *880 tondur. Şekerleme çukulata, hel­va gibi müesses at 12 adettir. 600 ton helva, 600 ton şekerleme istihsal olunmaktadır. Arz ettiğim bu fab­rikalar Türkiye’deki fabrikaların yekûnu değildir. Teşviki sanayiden 9 ay zarfında istifade edenleridir.  ’ Umum fabrikaların adedi ve istihsalatı daha çoktur


Tarihin tozlu yaprakları...1928'den kalma bir meclis tutanağı

Kutsal kitaplarda pirina (olsa yeridir)

Mount of Olives, Jerusalem

Akdeniz civarında ortaya çıkıp da zeytinden bahsetmeyen kutsal kitap yok.  Mesela İncil yaklaşık 25 kez zeytin ağacından, 160 kez de zeytin’in kendinden bahseder. İncir ve Nar ile birlikte üstünde durulan üç bitkiden birisi zeytin. İncirle kapışırlar malum sebeplerden dolayı. İncili iyi bilenler derler ki eğer yenen bir yağdan bahsediliyorsa İncil’de o hemen hemen kesinlikle zeytinyağıdır.

Zeytin’e Kuran-ı KErim de büyük önem verir. Hem de İncil gibi sadece ağacına ve yağ kaynağı olarak değil sofranın vazgeçilmez bir ürünü olarak yaklaşır.

Mesela En’am Suresi 99 da zeytinden aynen İncil gibi nar ile beraber bahseder :

O(Allah) ki, Gök’ten su indirdi. Onunla, her şeyin bitkisini bitirdik ve ondan bir yeşillik çıkardık. Biz ondan kümelenmiş taneler; hurma ağacının tomurcuğundan sarkmış salkımlar, birbirine benzeyen-benzemeyen üzümler, zeytinler ve nardan bahçeler çıkarıyoruz. O olgunlaşıp ürünlerini verdiği zaman, ona bakın! Muhakkak bunda, iman eden bir kavim için ayetler(deliller) vardır.

Pirina da Nuh'un gemisinde ocakları yakardıŞuna eminim ki eğer çevre kirliliği, küresel ısınma, asit yağmuru dertleriyle uğraşıyor olsalardı o kadim yıllarda İncil de Kuran da pirinaya övgüler düzen ayetler görürdük. Peygamberler pirinayı tanrıdan bir lütuf ve kudretinin bir mucizesi olarak sunarlardı. O Pirina ki Zeytin’in atık maddesidir, yine de bin bir faydası vardır derlerdi. Zeytin mucizesi de katlanırdı. Meyvesi yemek, yağı şifa, pirinası yakıt. Doğada mucizeler çok ve zeytin ve pirina da bunlardan birisi.

Zeytin dalı barışı ve umudu simgeler. Efsaneye göre büyük tufandan gemisiyle ve tüm canlılardan aldığı birer çift ile sağ kurtulan Nuh peygamber bir süre sonra ona karayı bulsun ve haberini getirsin diye  bir güvercin yollar. Güvercin ağzında bir zeytin dalı ile geri döner ve böylece karanın haberini ve kuru zemine tekrar ayak basma umudunu getirir. (endüstriyel – çevreci anlatımında hikayenin şöyle devam eder) Ve Nuh peygamber pirina kazanının güç verdiği gemisin i bacasından hiç duman çıkmadığı ve kazanında kül birikmediği halde güvercinin geldiği yöne çevirir.


Kutsal kitaplarda pirina (olsa yeridir)

Radyasyon tablosu

Hep pirina’yı övüp duruyorum. Diğer yakıtlarla kıyaslayınca avantajlarını sayıp döküyorum. Pirina çevrecidir, pirina temizdir, pirina yenilenebilir bir kaynaktır…Tamam ama bir de dünyanın canına okuyan fosil yakıtlar var. Çoğu zaman nükleer enerji tartışmalarından kafayı kaldırıp da yaktığımız her ton kömürün bize ne kadar zarar verdiğine bakamıyoruz. Bu yazıda da pirinayı övmek yerine çeşitli kaynaklardan maruz kalınan radyasyon miktarlarını gösteren bir tablo paylaşıyorum.

Pirina radyasyon yaymaz


Radyasyon tablosu

Pirina: Zeytin Mucizesinin Sadece Bir Yönü

Balıkesir Üniversitesi’nde zeytin ve zeytinyağı üretimi ile ilgili yapılmış bir sunuma denk geldim. Kimi zaman aşırı detaya kaçan kimi zaman ise fazla yüzeysel geçen yerleri olsa da zeytin mucizesine kısa bir bakış için eğlenceli.


Pirina: Zeytin Mucizesinin Sadece Bir Yönü

Wednesday, January 9, 2013

Pirina yakmak için bir sebep daha: Kömür yakan elektrik santralleri nükleer santrallerden daha fazla radyasyon yayıyor.

Pirina için bir sebep daha

Kömür yakma, yanarsın

 Biyokütle’ye dayanan bir enerji rejimi en azından sürdürülebilir füzyon santralleri üretilene kadar vazgeçilmez ve neredeyse alternatifsiz bir seçenek. Elbette güneş ve rüzgar seçeneklerimiz var ama henüz daha çok pahalılar. Oysa biyokütle elimizin altında ve ormanları kesip yakmaya kalkmadığımız sürece, yani yetiştirdiğimiz bitkilerden ve diğer organik atıklardan yakıt elde ettiğimiz sürece hem karbon emisyonu net olarak sıfır olan bir enerji üretimi rejimine geçmiş olacağız hem de fosil yakıtların kimi zaman aklımıza dahi getirmediğimiz tehlikelerinden  kurtulabileceğiz. Örnek mi? Hemen vereyim bir tane.

Hepimiz kömür yakmanın aslında o kadar da iyi bir şey olmadığını biliyoruz. Yakıtlarının içerdiği kükürt yüzünden kömür santrallerin atıkları, yani baca dumanları yer yüzüne asit yağmuru olarak dönüyor. Ve rüzgarla taşınan kirleticiler sınır tanımıyor. Ne kadar kendi evimiz temiz tutsak da komşunun yaktığı kömürün cefasını biz de çekiyoruz. Ancak kömür santrallerinin bir de fazla konuşulmayan yönü var. Yakılan her ton kömür atmosfere ve toprağa az da olsa radyoaktif madde yayıyor.  Bu azar azar yayılan radyoaktivite biriktiğinde (orta boy bir elektrik santrali on binlerce ton kömür yakabilir) ortaya çıkan durum şu: Aynı güçteki, yani aynı miktar elektrik üreten bir kömür santrali nükleer santralden tam yüz kat daha fazla radyasyon yayıyor.

Hadi oradan sen de mi dediniz? Buyurun referansımız. Scientific American dergisinde yayınlanan yazıya göre kömür santrallerinin yaydığı duman ve atık olarak çıkan kül kömür santrallerini gerçek birer nükleer tehlikeye çeviriyor. Bu elbette nükleer santraller masum demek değil. Ancak nükleer santrallerde sızıntı ancak bir kaza sonrası ortaya çıkarken yaktığımız her ton kömür ile atmosfere türlü çeşit radyoaktif madde saçıyoruz. İşte size pirina yakmak için bir sebep daha.


Pirina yakmak için bir sebep daha: Kömür yakan elektrik santralleri nükleer santrallerden daha fazla radyasyon yayıyor.

Tuesday, January 8, 2013

Pirina Çeşitleri



Kuru Pirina
Kuru Pirina
 Kuru Pirina: Pirinanın en az işlemden geçmiş halidir. Kurutulan ve hexan solüsyonu ile yağı alınan pirina bütün bu işlemlerden geçirildikten sonra nem oranı yaklaşık olarak yüzde 10, yağ oranı yüzde birin altında (yasal olarak %10 a kadar yağ içerebilir ama genellikle yağ oranı %1 civarına kadar azaltılır) ve yanma sonrasında %3 oranında kül bırakan bir yakıt haline gelir. Kuru pirina dökme diye tabir edilen biçimde açık ya da 20 ila 50 kilogramlık çuvallar halinde satışa çıkartılır. Kuru pirina hemen hemen tüm kalorifer kazanlarında kömüre ek olarak yakılabilir. Otomatik beslemeli kuru pirina yakan kazanlar da bulunmaktadır. Kuru pirinameşe ve iğne yapraklı ağaçların odunlarına benzer bir ısı değeri içerir ancak daha düşük olan nem oranı sayesinde daha temiz bir yanma sağlar. Kuru yakıt yakan sistemlere uygundur, yanma potasına zarar vermez, taşıma helezonlarını sıkıştırmaz.

Çekirdek Pirina
Çekirdek Pirina
Çekirdek Pirina: Kuru pirinanın 4 mm elekten geçirilmesi ile pirina toz ve çekirdek olarak ikiye ayrılır. Toz pirina pelet yapımında kullanılırken sadece çekirdek kırıklarından oluşan çekirdek pirina çuvallanarak yakıt olarak satışa çıkartılır.Çekirdek pirinanın özelliği tamamen tozsuz ve temiz bir yakıt olmasıdır. Çekirdek pirina kuru pirinaya göre daha az rutubet içerir. Nem oranı genelde %5-7 aralığındadır.  5000 kCal/kg ısıl değeri ile çok verimli bir yakıttır. Kül oranı yüzde ikinin altındadır ki bu da bir ton pirinanın yakılması sonucu yirmi kilogramdan daha az bir kül çıkacağı anlamına gelir. Kuru yakıt yakan her soba ve kalorifer kazanında tek başına ya da diğer yakıtlar ile karıştırılarak yakılabilir. 1 kg çekirdek pirinanın yanması için sadece 4-6 metreküp havaya ihtiyaç vardır. Oysa 1 kg linyit yaklaşık 2o metreküp hava tüketir. Çekirdek pirina ısı üretmek üçün kullanılan en temiz ve verimli yakıt türlerinden biridir.

Pelet Pirina
Pelet Pirina
Pelet Pirina: Toz ve kuru pirina pelet makinalarından geçirilerek değişik ebatlarda peletler haline getirilir. Genellikle 1 cm çapında ve 5 cm uzunluğunda küçük silindirler şeklinde üretilen pelet pirina kuru pirinaya göre daha az rutubet içerir ve mevcut katı yakıt sistemlerine daha iyi uyum sağlar. Uçucu madde oranı yüksek olan pirina kömür için tasarlanmış kalorifer kazanlarında yakıldığında bir kısım yanıcı gaz yanma odasından hızla uçar ve yanma verimi düşer. Eğer ikincil yanma odası (yanıcı gazları ikinci bir odada tekrar tutuşturan sistemler) olan bir sistem kullanılmıyorsa yanma hızı daha düşük olan pelet pirinanın kullanılmasında fayda var. Türkiye’de yaygın olmasa da İtalya ve İspanya’da pirina çeşitli biyokütleler ile karıştırılarak briket haline de getirilmekte ve şömine yakıtı olarak da kullanılmaktadır. 1 kilogramlık bir prina briketi yaklaşık olarak 1 saat boyunca verimli bir şekilde yanabilir.