Pirina (kimi zaman aslında yanlış kullanımı olan prinaya da rastlayabilirsiniz) aslında birden çok anlama geliyor. Öncelikle yağı alınan zeytinden arta kalan nemli ve biraz da yağlı posaya verir adını. Bu nemli posadan senede 250.000 ton (evet tam iki yüz elli bin ton)...
Monday, February 18, 2013
Test Post from Biyokütle ile Yenilenebilir Enerji
Test Post from Biyokütle ile Yenilenebilir Enerji http://prinapirina.com/tr
Dünya Pirina'yı Keşfediyor!
Pirina Yağında olduğu gibi yakıt olarak pirinayı pazarlamakta da potansiyelimizin çok altında seyrediyoruz malesef. Dünyanın en büyük üç zeytin üreticisinden birisi olmamıza rağmen hem yerel tüketimde hem de uluslararası ticarette İspanya, İtalya, ve Yunanistan ile hakkını vererek rekabet edemiyoruz. İşin zeytinyağı boyutunu bilenler yorumlarıyla zenginleştirebilirler bu yazıyı. Ben ise kısaca işin pirina kısmından bahsetmek istiyorum. Pirina bir yakıt olarak pek çok cazip özelliğe sahip. Bunu daha önce de çeşitli kereler yazdım. Hepsini tekrar etmeye gerek yok. Ancak öyle gözüküyor ki İngiltere de giderek artan bir şekilde biyokütle yakarak enerji üretimine yönelirken pirinayı da unutmamış. Ne zeytinin ne de zeytin ürünlerinin en yaygın olarak kullanıldığı bir ülke olsa da bir yakıt olarak pirinanın değerini anlamış gözüküyor İngiltere. Tüm Avrupada olduğu gibi İngiltere’de de yenilenebilir kaynaklara giderek artan bir ilgi ve talpe var. 2011′de toplam enerji üretiminin yüzde 9′unu yenilenebilir kaynaklardan sağlayan İngiltere, 2012′nin ilk üç çeyreğinde bu oranı yüzde 11.7 gibi hatırı sayılır bir seviyeye çıkarttı. Bu aynı zamanda İngiltere için bir rekor. Henüz daha Danimarka gibi neredeyse aşırı denecek düzeyde rüzgar enerjisine yatırım yapan bir ülke seviyesinde değiller ama ülkelerin boyutunu düşününce İngiltere kadar büyük bir ekonominin enerjisinin yüzde onundan fazlasını yenilenebilir kaynaklardan sağlaması önemli bir gelişme sayılır. Üstelik art arda gelen ekonomik krizlere rağmen yenilenebilir kaynaklara yönelimde artış yaşanması da ayrıca cesaret verici.
Gelelim pirinanın rolüne. Elbette İngiltere’nin yatırım yaptığı yenilenebilir kaynakların çoğu yerel olarak elde edilebilen ürünler. Rüzgar başta olmak üzere güneş enerjisi ve bio dizel yatırımları yenilenebilir yakıt kaynaklarının başında geliyor. Ancak tüm bu yerel yatırımların yanında İngiltere senede yaklaşık oalrak 200.000 ton da pirina ithal edrek kömür santrallerinde yakıyor. Kömür santrallerinin emisyonlarını düşürmek ve çevreye verdikleri zararı azaltmak için kömür pirina ya da odun peletleri ya da wood chips denilen kıymık ve keresste sanayiinin artıkları kömürle beraber yakılıyor. Pirina ve odun peletleri düşük kül oranları, sıfıra yakın sülfür (kükürt) emisyonları ve kömürle yarışan kalori değerleri ile ön plana çıkıyor. Bu 200.000 ton pirinanın çok büyük kısmı İspanya’dan elde ediliyor.
İş gücü maliyeti konusundaki avantajımızı ve yerel talebin azlığını düşünürsek belki de mesafenin getirdiği taşıma masraflarını dengeleyecek kadar fiyat avantajına sahip olabiliriz. Kimbilir, belki de pirina üreticilerimizi Avrupa’da nice pazarlar bekliyor.
Dünya Pirina'yı Keşfediyor!
Saturday, February 16, 2013
Pirina Yağı
Zeytin mucizesi, zeytin mucizesi diye dilimde (klavyede mi demek lazım acaba) tüy bitti ama zeytin durmak bilmiyor. Önce zeytin’i sıkıp yağını çıkartıyoruz. Ettiğimiz işkence yetmezmiş gibi bir de artık posası kalmış zeytini once kurutup sonra da bir solvent (çözücü...
Pirina Yağı
Tuesday, February 12, 2013
Pirina Bir Sıfır Net Emisyon Yakıtıdır
Pirina sadece yenilenebilir bir kaynak değil aynı zamanda 0 net karbon emisyonu sağlayan bir yakıttır. Bu popüler tabiri sık sık duymaya başladık. 0 net karbon emisyonu. Güneş ya da rüzgar enerjisi gibi bilindik alternatif enerji kaynaklarının sıfır emisyona neden olması anlaşılır ama kalorifer kazanında ya da sobada yaktığımız pirinanın da sıfır emisyona sahip olması nasıl oluyor da oluyor? Aşağı yukarı şöyle: Pirina yakıldığı zaman çoğunlukla karbondioksit olmak üzere çeşitli gazlar ve bir miktar kül açığa çıkıyor. Maddenin korunumu yasası gereği yaktığımız pirinanın kuru ağırlığı ile açığa çıkan kül artı gazların toplam ağırlığı birbirine eşit. Kül ve gazlar eninde sonunda doğaya karışıyorlar. Bu arada pirinanın geldiği zeytin ağaçlarında yeni zeytinler büyümekte. Zeytin ağacı büyümek ve tekrar ürün verebilmek için fotosentez yapmak zorunda. Bu sayede havadan bir miktar karbondioksit ve topraktan da gerekli mineral yapı taşlarını emiyor. Sonuçta bir zeytini oluşturmak için gereken madde ile o zeytinin enerjiye (ve yağa) çevrilmesi sırasında açığa çıkan maddenin miktarı aynı. Konumuz sera gazları olduğunda ise özellikle karbona bakıyoruz. Bir zeytinden elde edilen pirinanın yakılması sonucu açığa çıkan karbondioksitin tamamı yeni bir zeytinin büyümesi için kullanılacak. Yani orta ve uzun vadede yaktığımız kadar yeni zeytin ürettiğimiz sürece atmosfere ekstradan bir yük getirmemiş oluyoruz. İşin ilginç ve güzel yanı şu. Eğer zeytinyağı üretiminden arta kalan pirinayı yakmasaydık da doğrudan toprağa karıştırsaydık bakteriler tarafından parçalanarak gübre haline gelirken aynı miktarda sera gazının atmosfere salınmasına sebep olacaktı. Bu arada asitli atıklar ve karasu yüzünden kısa vadede toprağa da zarar vermiş olacaktık.
Biyodizel gibi tahıllardan ve tek senelik bitkilerden üretilen yakıtların da çoğu sıfır emisyona yakınlar. Ancak pirina kadar gerçekten sıfır emisyona yakın değiller. Pirina tesislerinde kurutma kazanları yakılan pirina ile sağlanıyor. Dolayısıyla ekstra enerji sarfiyatı çok çok az. Sadece aydınlatma, kurutma tamburlarını çeviren elektrikli motorlar ve pelet basma makinaları için enerji girdisine ihtiyaç var. Oysa ki biyodizel üretme sürecinde enerji yoğun bir damıtma süreci var ve genellikle fosil yakıtlardan elde edilen enerji ile süreç devam ediyor. Yani biyodizel ünitesi tüm elektrik ve ısıtma ihtiyacını kendi ürettiği yakıt ile sağlamadığı sürece tam anlamıyla sıfır emisyonlu bir yakıt olmuyor. Pirina tesisleri ise ölçekleri ve nispeten basit süreçler kullanmaları nedeniyle kendi ürettikleri enerji ile üretimi sürdürebilen işletmeler. Bu da pirinayı gerçek sıfır emisyona çok yaklaştırıyor.
Peki odun yakınca ne oluyor? Odun da sıfır emisyon yakıtı değil mi? Teoride öyle. Ama pratikte her zaman öyle değil. Üretmediğiniz mısırı ya zeytini yakıta çeviremiyorsunuz. Ancak yerine koymadığınız ağacı kesip yakabiliyorsunuz. Yani yakılan her ton odun için yeni bir tonluk ağaç kütlesi büyütemiyorsak odun net karbon emisyonu sıfırdan yüksek bir yakıt haline geliyor. Bunu tek tek yakılan oduna ve yeni dikilen ağaçlara bakarak hesaplamamıza gerek yok elbette. Orman varlığındaki değişimler bize odun ve kereste sektörünün kullandığı ham maddeyi yerine koyup koymadığını da anlatıyor. Dünyanın pek çok bölgesinde net orman varlığı azalıyor. Son yüzyılda orman varlığı yükselen bölgeler Batı Avrupa ve ABD’nin kuzey doğu kıyısındaki New England dediğimiz yerler. Oysa pirina ancak zeytin ağacının ürünü olan zeytinden elde ediliyor. Daha çok pirina üretmek için mutlaka daha fazla zeytin yetiştirmek gerek.
Pirina Bir Sıfır Net Emisyon Yakıtıdır
Saturday, February 9, 2013
Pirina satın alırken dikkat edilecekler
Bravo. Pirina yakmaya karar verdiniz ve ısınmada siz de çevreye zarar vermeyen bir yöntem seçmiş oldunuz. Bunun için sizi ne kadar tebrik etsek az. Şimdi pirinayı nereden alsak, hangi tür pirina yaksak diye düşünüyorsunuz. Fazla düşünmeye gerek yok, bu yazımızda kafanızı karıştıran kimi sorulara yanıt arayacağız.
- En yakın kömürcüye gidip bana üç ton pirina sar şuradan güzelinden olsun demeden önce kalorifer kazanınızın özelliklerinden haberdar olduğunuzdan emin olun. Her merkezi sistem ya da kat kaloriferi kazanı her tür pirinayı yakmak için uygun değildir. Mevzuata göre stokerli ve kömür de yakmak için tasarlanmış kazanlarda yakılacak biyokütle yakıtın zerre büyüklüğü 6 mm (6 milimetre) den küçük olamaz. Ancak pirina pelet halinde basılmadıkça ister kuru pirina ister çekirdek pirina olarak genellikle altı milimetreden küçük parçalar halinde olacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken husus iri parçalara sahip kömürler için tasarlanmış stokerlerin doğru ve verimli bir besleme yapıp yapamayacağıdır. Eğer kazanınızın kuru ya da çekirdek pirina ile çalışıp çalışmayacağından emin değilseniz maliyeti çok az da olsa arttırmayı göze alıp pelet pirina satın alın. Satıcılarda pelet pirina yoksa size fark etmeyeceğini söyleyeceklerdir. İtibar etmeyin.
- Pirina’nın kaynağı önemlidir. Özellikle pirina yağı çıkarmak için de tasarlanmış pirina işleme tesislerinden alınan pirina yakıtı çok az yağ içerir. Kimi zaman doğrudan zeytinyağı fabrikasında doğru kurutma işleminden geçmeyen daha fazla yağ ve nem içeren pirina da satışa çıkartılmaktadır. Yağı iyi alınmamış pirinanın kalori değeri (içerdiği yağdan ötürü) daha fazladır ama bu her şart altında daha iyi bir yanma sağlayacağınız anlamına gelmez. Yağ aynı zamanda daha fazla rutubet de demektir. Rutubet daha verimsiz bir yanmaya ve kazan çeperlerinde ve bacada birikmelere yol açar. Bir yandan umduğunuz ısı verimini alamadığınız gibi bir yandan da uzun vadede bakım ve tamir masraflarınız artacaktır. O yüzden yakıtınızı pirina işleme konusunda özelleşmiş tesislerden almaya özen gösterin.
- Pirina rutubet tutma özelliği az olmayan bir yakıttır. Pirina üreticisi en iyi şartlarda pirinayı doğru şekilde kurutmuş, yağını sıkmış ve satışa çıkartmış olabilir. Yaptığınız araştırma sonucunda bir markanın pirinasının analiz sonuçlarına güvenebilirsiniz. Ancak mutlak suretle satışı ve dağıtımı yapan şirketin pirinayı hangi şartlarda sakladığını tetkik edin.
- Aynı şekilde pirinayı stoklarken kuru bir mekanda tutmaya özen gösterin.
- Sadece pirinanın iyi bir yakıt olduğunu öğrendiğiniz için uygun olmayan kazan veya soblarda pirina kullanmayın. Hem yeterli verimi alamazsınız hem de bu performans kaybı dolayısıyla pirinayı yanlış tanıyabilirsiniz.
Sıfır emisyonlu günler dilerim.
Pirina satın alırken dikkat edilecekler
Wednesday, February 6, 2013
Pirina yakarken dikkat edilmesi gerekenler
Bu kısa yazıda pirinadan en iyi verimi almak için neler yapılması, hangi unsurların hatırlanması gerektiğine değineceğiz. Daha sonra her bir adım için daha detaylı bir yazı yazmayı planlıyorum.
- Pirina her kazanda yakılmamalıdır. Stokerli ve ikincil yanma odası olan yani ilk yanmada açığa çıkan gazları tekrar tutuşturan sisteme sahip kazanlarda yakılmalıdır. Pirinadaki uçucu madde oranı kömüre göre daha fazladır. Bu yüzden kömür yakmak için yapılmış nispeten eski kazanlarda pirina yakmak hem yakıt israfına hem de ısı kaybına yol açar.
- Eğer pirina yakmak için tasarlanmış bir kazanınız yoksa ama yine de pirina yakmak istiyorsanız pirinayı en az orta kalite linyit ile karıştırarak (yüzde 30 pirina yüzde 70 kömür) kullanabilir ve böylece hem ısı verimini arttırıp maliyetinizi azaltabilirsiniz.
- Satın aldığınız pirinanın test sonuçlarını ve izin belgelerini kontrol ediniz. Piyasada doğrudan zeytinyağı fabrikalarından çıkan su ve yağ oranı yüksek pirina yakıtı da satılmakta. Yasal olarak satışı yasak olan bu yakıtlar kazanlara zarar vermekle kalmaz aynı zamanda ısı verimini düşürür ve çevreyi kirletir. İyi işlenmiş pirinada rutubet yüzde 10 seviyesinin altında ve yağ oranı da yüzde ikiden fazla olmamalıdır. 2011 tarihli pirina tebliği ile yapılan düzenlemeler pirinanın ve pirina yağının hangi değer aralıklarında olacağını belirlemiştir. Bu değer aralığında olmayan yakıtların satışı yasaktır.
- En temiz yanan pirinanın çekirdek pirina olduğunu unutmayın.
- İthal Kömür lobisi pirinanın verimsiz yandığını, kazanınıza zarar vereceğini, ısınmayacağınızı ileri sürecektir. Unutmayın ithal kömür satışı yapan distribütörler para kaynaklarının elinden gitmesine göz yummak istemezler. Doğru ekipmanla yakılan ve güvenilir bir kaynaktan sağlanan pirina ideal bir yakıttır.
Pirina temiz, çevreci, ve yenilenebilir bir enerji kaynağıdır, ancak doğru yöntemlerle ve bilinçli bir şekilde yakılması gereklidir.
Pirina yakarken dikkat edilmesi gerekenler