Sunday, June 9, 2013

YGS KPSS LYS Çıkmış Sorular

Bu yazıyı www.data-ist.com sitesinde derlenen çeşitli sınavlarda çıkmış soruların çözümleriyle birlikte verildiği sayfaları tanıtmak için yazıyorum. Faydalı bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Bu sene sınavlara hazırlanan öğrenciler için birebir.


Sınavlarda daha önce çıkmış soruları tekrar etmek YGS LYS ve KPSS hazırlığında çok önemli bir yer tutar. Süratle hazırlanmış soru bankaları her ne kadar vazgeçilmez kaynaklar olsalar da sınavın gerçek seviyesini ve soru karakteristiklerini her zaman yeteri kadar iyi yansıtamazlar. Bu sebeple başka kaynakalrdan ne kadar iyi hazırlık yapılırsa yapılsın gerçek sınavlarda ne tip sorular çıktığını bilmek, sorulara aşina olmak YGS ve LYS hazırlığının çok önemli bir parçasıdır. Aşağıda çeşitli sınavlarda çıkmış soruların videolu ve metin tabanlı çözümlerini bulacaksınız. Umarım faydalanırsınız…

KPSS 2012 Matematik (31-40 Sorular – Metin)

LYS 2012 Matematik Soruları ve Çözümleri

Aşağıda pek çok kaynaktan derlenmiş çözüm sayfaları ve çözüm videoları var. Bu kaynaklardan birisi mutlaka sizin için uygundur. İstediğiniz kaynağa göz atın ve diğer öğrencilere yardım etmek isterseniz video ve çözüm sayfaları ile ilgili yorumlarınızı yazmaktan çekinmeyin.

2012 Tarih Soru cevap ve Çözümleri (YGS LYS KPSS)

Monday, May 20, 2013

Caria Pirina (Prina) Pelet Kazanı

Sık sık karşılaştığım sorulardan birisi de hangi kazanın pelet yakmak için doğru olduğu yönünde. Sık sık tekrarladığım gibi her kazan pelet yakıtları ama özellikle uçucu madde (ısı ile etkileşime girdiğinde süratle gaza dönüşen madde oranı) oranı yüksek olan çekirdek pirina ve prina pelet yakıtları için uygun değildir. Son on onbeş senedir gelişme gösteren katı yakıt kazanları yanmadan duman ile birlikte kaçan yanıcı gazları da tekrar yakmak için ya ikincil bir yanma odasına sahip olarak ya da yanma sonucu ortaya çıkan gazları bacadan atmadan önce tekrar ana yanma odasına çeviren sistemler ile donatılmaya başladılar. Eğer pirina ya da başka bir biyo kütle yakıtı yakmayı planlıyorsanız mutlaka modern ve katı organik yakıtlar için tasarlanmış bir kazan kullanmalısınız. Bu seçimi kolaylaştırmak amacı ile bir dizi kazan tanıtımı yapmaya karar verdim. Bu seriye bir süre önce internette keşfettiğim Caria Serisi Pelet kazanı ile başlayacağım.

Takdir edersiniz ki piyasadaki tüm kazanlar hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmak gerçekten çok zor. Sürekli yeniliklerin yaşandığı bu alanda pirina yakmak için en uygun kazanı bulmak ciddi bir araştırma yükü getirebilir. Umarım bu araştırmalarınızda yükünüzü biraz azaltmayı ve en verimli, bütçenize en uygun pirina pelet kazanını seçemenizi kolaylaştırmayı becerebilirim.


Arıkazan bir süre önce yeni nesil pirina (prina) da dahil olmak üzere pelet yakıt ve zeytin çekrdeği de yakabilen Caria Serisi kazanları piyasaya sürdü. İşte firmanın kendi ağzından kazanların özellikleri:

Odun peleti temiz, 4000 kcal/Kg. alt ısıl değeri ile havayı kirletmeyen kullanışlı bir yakıt türüdür ve genellikle herhangi bir katkı maddesi, yapışkan kullanılmadan yüksek basınç altında sıkıştırılan talaş ve odun yongasından üretilir.

Ucuz ve çevre dostu bir yakıt olmasından dolayı Avrupa ülkelerinin çoğunda yoğun olarak kullanılmakta olduğu gibi bu ülkelerde kullanılması ayrıca hükümetlerce parasal olarak da desteklenmektedir. Ülkemizde de son günlerde yerli pelet üreticileri hammadde temin etmekte sıkıntı yaşamamakta, ilgili odun peletini üretmeye başlamışlardır.

Firmamız zeytinyağı fabrikalarından bol miktarda ara ürün olarak çıkartılan “zeytin çekirdeği”, ürününü ve sıkıştırılmış odun talaşından imal edilen ” odun pelletini” de uzun testlerden sonra geliştirdiğimiz “CARIA” serisi kazanlarda verimli bir şekilde yakar hale getirmiştir. Özellikle yakıt olarak pelet ve zeytin çekirdeğinin (halk arasındaki daha yaygın tabirle prina’nin) seçilmesinin nedeni, ülkemizde çokça bulunması, CO emisyonunun düşük olması nedeni ile çevre dostu, yenilenebilir, temiz bir yakıt olması, kömüre göre, curuf ve külünün olmaması ve fiyatının son derece uygun olmasıdır. (4.000 kcal/kg alt ısıl değer, % 1,5 kül, %13 nem).

Caria Kazanın Çalışma şekli :
“Caria” markası ile (12-23-40-60 kW ) kapasitelinde, üstün teknoloji kullanılarak üretilen kazanlarımız villa, konut, işyeri, otel, fabrika ve idari kısımlarının verimli ısıtılması amacı ile üretilmiştir. Caria’nın emniyetli yapısı ve ülkemizde artık marka olmuş dayanıklı Arıkazan ‘çelik kazanı’ ile birleştiğinde uzun bir kullanım ömrü garanti etmektedir.

Caria Serisi Pirina Pelet Kazanı

Pirina Pelet Kazanı

Diğer pelet kazanlarının aksine, Caria kazanlarının temizlik gereksinimleri gözle görülür bir şekilde azaltılmıştır. Otomatik temizlenme özelliğini sayesinde kazanın alt kısmında biriken kül ve yanma artıkları, periyodik olarak otomatik helezon yardımı ile kül deposuna boşaltılır. Kül haznesinin temizlenmesi ve boşaltılması günlük değerlerden haftalık değerlere uzatılmıştır. Kazanın alt tarafında bulunan bu alternatif kül toplama sistemi temizleme zorunluluğunu daha da hafifleterek belirgin bir şekilde konforu artırmıştır.

Caria Serisi Pirina pelet yakıtlı kazan

Caria Pelet Kazan Detay

Caria Seri Pelet Brülörleri;
Patenti tarafımızca alınmış olan (Patent No:TR 2009 09568Y) Caria serisi pelet brülörleri sessiz, ızgarasını kendi temizleyen bir sistem olarak geliştirilmiştir. Caria brülörü, olabilecek en iyi yanma işlemini gerçekleştirmesine yardımcı olan sofistike kontrol ünitesiyle birlikte çalışmaktadır. Bu teknoloji verimliliği arttırırken bir taraftan da baca gazı atıklarını azaltır.

Başlık ve gövde brülör yapısı özel tasarım ve yüksek ısıya dayanıklı paslanmaz çelikten oluşur, kül ve yapışkan maddelerin hava yolunu kapamasını engelleyen patentli otomatik temizleme sistemi dünyada tektir.

Esnek kurulum:

Caria kazanlar esnek ve kompakt yapısı sayesinde mevcut kazan dairelerinin tümüne kolayca monte edilebilir. İsteğe bağlı olarak, kullanım sıcak su boylerleri ve sıcak su akümülasyon tankları ile uyumlu bir şekilde çalışabilirler. Kabin önündeki dijital ekran ekranın kolay kullanılabilir yapıdaki yazılımı ile tüm fonksiyonlar kolayca kontrol edilebilir.

Caria Serisi Prina pelet Kazanı

Caria Pirina Kazanı Detay

Güvenlik sistemleri :
Caria serisi kazanlarımız TSE EN 303-5 standartlarında katı yakıtlı olarak üretilmiştir. Herhangi bir nedenden ötürü kazan sıcaklığı 98-106 C arasında bir sıcaklığa ulaşırsa “kazan su sıcaklığı limit termostatı” devreye girerek sistemin enerjisini keserek brülörü devre dışı bırakır. Kazan üzerindeki elektronik gösterge cihazlarını korumak için dâhili elektromanyetik koruma filtresi (EMC) mevcuttur.

Kazan standart olarak 3 Bar sistem basıncına göre üretilmiş olup, kazan su hattında su basıncı artışına karşı 2,5 bar ayarlı emniyet ventili standart olarak kazan ile birlikte verilmektedir. Alternatif stokerli katı yakıtlı kazanlarda pozitif basınç nedeni ile alevin ilerleyerek “bunker-stoker” tutuşması sıkça karşılaşılan sorun iken, Caria kazanda ileri güvenlik sistemi nedeni ile bu olumsuz tehlikeli durum gerçekleşmez.


Caria kazanın üstün özellikleri :
• Caria çelik sıcak su kazanı, brülörü ve yakıt deposu ile kompakt yapı özelliğine sahiptir ve paket halinde sunulur.
• Mikro işlemci dijital kumanda paneli ile sistemin tüm aşamalarında kazan suyu sıcaklığı kontrolü, günlük ve haftalık program yapabilme özelliği vardır.
• Otomatik ateşleme ve ayarlanan sıcaklığa göre oransal hava yakıt kontrolu sağlar.
• Brülör 9 kademede yazılım kontrolü altında oransal olarak çalışır
• Kazan duman boruları ile yanma ızgarası otomatik olarak düzenli zaman aralıklarında kendi kendini temizler.
• Yanma sonu oluşan küller otomatik olarak kül deposunda toplanır.
• Maksimum yükte düşük baca gazı sıcaklığı (145 C), ve tam yanma sağlanarak max. % 93 gibi yüksek bir verime ulaşır. Verim ve kapasite testleri TSE ve ERGO ( Akredite Alman Kuruluşu) laboratuvarlarında yapılmış ve test raporları alınmıştır.
• Dik kazan yapısı nedeni ile tüm kapılardan geçebilir. (max. 75 cm.)
• Kazan ve yanma odası tasarımları sayesinde EN nomlarına uygun olan en düşük seviyede CO ve NO emisyonu sağlanmıştır.
• Kapalı genleşme deposu kullanımı ile kolay montaj edilebilir,
• Bol yedek parça ve yaygın servis ağı mevcuttur,
• TSE,CE ve EN303-5 normlarına uygun test raporlarına haizdir.
• 2 yıl garantimiz altındadır.

Teknik Özellikler


CARIA TİP KAZANLARIN TEKNİK ÖZELLİKLERİ Brim KAZAN TİPİ
CP-12 CP-23 CP-40 CP-60
KAPASİTE Anma Isı Gücü kW 12 23 40 60
kcal/h 10.320 19.780 34.400 51.600
Minimum Isı Gücü kW 3,6 6,9 12 18
kcal/h 3.096 5.934 10.320 15.480
Direkt Verim Tam Yükte, 100% % 93,5 93,2 93,4 92,8
Kısmi Yükte, 30% 97,2 97,2 97,1 96,9
İŞLETME ŞARTLARI Emniyet Limit Sıcaklığı °C 95
Max. İşletme Sıcaklığı °C 80
Min. Su Dönüş Sıcaklığı °C 55
İşletme Basıncı bar 3
Elektrik Bağlantısı - 230 Vac , 50 Hz
Yakıt Tipi - Ø6-8 mm Premium Kalite Pelet, Prina
Minimum Baca Çekişi mbar -0,7 ≤ Pb ≤ -0,01
Kazan Karşı Basıncı mbar 0,44 0,35 0,75 0,55
Su Tarafı Direnci mbar 0,32 0,46 0,72 0,8
ANA BOYUTLAR Kabin Genişliği, W mm 700 750
Toplam Genişlik mm 990 1040
Yükseklik (ayarlanabilir), H mm 1315-1355 1415-1455 1615-1655
Kabin Derinliği, D mm 800 825
Toplam Derinlik ± 2 mm 1280 1295 1330 1330
Baca Bağlantısı, (Dış-İç Çap) mm 130-125 150-146
Su Hacmi lt 99 91 116 140
Boş Ağırlık kg 375 395 425 520
Brüt Ağırlık kg 470 490 505 600
Yakıt Deposu Hacmi lt 250 250 850 850
Su Doldurma-Boşaltma Bağlantısı inch ½”
Sıcak Su Çıkış Bağlantısı inch 1″ Erkek 1″ Erkek 1.1/2″ Erkek 1.1/2″ Erkek
Su Dönüş Bağlantısı inch 1″, Erkek 1 ¼”, Erkek
EMİSYON ORANLARI Baca Gazı Sıcaklığı Tam Yükte, 100% °C 90 120 120 130
Kısmi Yükte, 30% 55 55 70 70
Baca Gazı Partikül Miktarı Tam Yükte, 100% kg/h 11,4 17,1 36,5 40,3
Kısmi Yükte, 30% 34 54,3 98 142
CO Tam Yükte, 100% mg/m³ 99 22 152 176
Kısmi Yükte, 30% 95 82 244 54
Limit 400
GÜÇ TÜKETİMİ Standart Güç Tüketimi W 90 130 120 165
İlk Yanma Esnasında W 305 345 335 380

Caria Pirina (Prina) Pelet Kazanı

Friday, May 17, 2013

Yenilenebilir Enerji Kaynağı Olarak Tarımsal Atıklar

Tarım atıkalrının ama özellikle de pirinanın biyokütle yakıtı olarak kullanılması son zamanlarda oldukça ilgi çeken bir araştırma konusu haline geldi. Biyokütle pratiklerimizi geliştirecek ve ufuk açacak çalışmalar için bilim insanlarımıza teşekkür ederiz. AşağıdaEsra Boztepe ve Prof. Dr. Ayten Karaca’nın tarımsal atıkalrın yakıt olarak kullanılması üzerine yaptıkları çalışmadan bir kesit sunuyorum. İlginizi çekeceğini umarım.

ÖZET

Yenilenebilir enerji kaynakları arasında rüzgâr ve güneş enerjileriyle birlikte biyokütle enerjisi de sayılabilir. Enerji ihtiyacının sürekli artması, fiyatlarının yükselmesi, çevresel problemlerin ortaya çıkması ve enerji kaynaklarının fosil kökenli olması insanların yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmesini gerekli kılmaktadır. Odun kökenli atıklar ile pamuk, ayçiçeği ve tütün sapları gibi tarımsal atıklar enerji üretimi için önemli bir potansiyel oluşturmaktadır. Ülkemiz geçen yıl 5,5 milyon ton kömür ithal etmiş ve bu kömürün 4.900.000 tonunu ısınmada kullanmıştır. Ülkemizde her yıl 38milyon 220bin ton miktarında organik atık
çıkmasına rağmen bu atıklar herhangi bir şekilde değerlendirilmeyip ya anız olarak yakılarak yada çöp alanlarına atılarak bertaraf edilmektedir. Bu tür atıkların değerlendirilip ülke ekonomisine kazandırılması ivediyle gerekmektedir. Yenilenebilir Enerji kaynakları konusunda verilen kanun teklifi[**] ise bu konuda ülkemizdeki yaklaşımın olumlu olduğunu göstermektedir. Ayrıca aynı kanun teklifinde biyokütle enerjisine dayalı üretim tesislerinde elde edilen elektrik için uygulanması tasarlanan destek miktarları belirtilerek yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesi öngörülmektedir. Biyokütleden enerji elde edilmesi sırasında bir yandan tarımsal
atıklardan yakacak olarak yararlanma olanağı doğmuş olacak, bir yandan da biyokütleden enerji eldesi sırasında bir sera gazı olan CO2 emisyon miktarı azalacak ve Kyoto protokolüne daha kolay uyum sağlanmış olunacaktır. Sonuç olarak; tüm bu güncel gelişmeler çerçevesinde yenilenebilir enerji kaynağı olarak tarımsal atıkların kullanılması gerekliliği gündeme gelmiştir

1.GİRİŞ

Doğa ve evrenin oluşumundan bugüne kadar var olan ve varlığının devam edeceği beklenilen enerji, insanlık tarihiyle beraber birçok gelişim ve aşama kaydetmiştir.
Đnsanlar yaşamlarını doğal çevrede sürdürürken ihtiyaçlarını da doğal kaynaklardan sağlıyorlardı. Kurutmayı ve ısınmayı güneşle yapıyorlar ve bir kandilin ışığıyla
aydınlanıyorlardı. Günümüzde ki artan nüfus, kentleşme, sanayileşme, ve ihtiyaçların çeşitliliği insanların enerji talebini ve kullanım miktarını artırmıştır. Đnsanların doğası
gereği üretim, tüketim, yatırım ve büyüme bir yarış haline gelmiş ve hep daha fazlasını istemelerine neden olmuştur. Neden bu hırs ve bu kadar tüketim? Bu enerjinin yok
olacağı, bir gün tükenebileceği akıllara bile gelmemiş, acaba başka alternatifler var mıdır sorusu hiç sorulmamıştır. Kullanılan bu fosil kökenli enerji kaynaklarının yakın gelecekte
tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olması, ayrıca enerji fiyatlarının hızla yükselmesi, diğer yandan ortaya çıkan çevresel problemler insanların yenilenebilir temiz enerji
kaynaklarına yönelmesini gerekli kılmaktadır.

Milyonlarca yıl önce ölmüş hayvan ve bitkilerin atıkları yüksek ısı ve basınç altında petrol, kömür ve doğalgaz gibi fosil yakıtları oluşturmuştur. Bu yakıtlar, gelişmeleri
çok uzun yıllar aldığı için “yenilenmeyen yakıtlar” olarak adlandırılmaktadır. Yıllarca ülkelerin uyguladığı siyasi politikalar ve insani hırslardan dolayı alternatif enerji
kaynaklarının arayışı ve var olanların değerlendirilmesi gündeme gelmemiştir. Bazı teknolojilerin kurulum maliyetinin yüksek olması ve devlet desteğinin yetersiz kalması,
üretilecek olan enerjinin gıda güvenliği üzerindeki etkilerinin yarattığı endişeler ve yapılan yatırımların yetersiz kalması fosil yakıt kullanımını devamlılığını artırmıştır.
Fakat mevcut kaynakların tükenme sorununun ve insan yaşamının küresel ısınma tehlikesiyle karşılaşmasından dolayı fosil yakıtların yerini artık yenilenebilir enerji
kaynakları, yani doğada sürekli var olan, güneş, rüzgâr, biyokütle, biyoyakıtlar, jeotermal, hidrolik, okyanus kaynakları vb. almaya başlamıştır. Yenilenebilir enerji
kaynaklarının en büyük özelliklerinin başında sürekli tekrarlanabilir olmaları ya da kaynağının tükenme hızından daha hızlı bir şekilde kendilerini yenileyebilmeleri geliyor.
Bunun yanında bu teknolojiler özellikle çevre dostu olmaları, ülkemiz açısından potansiyelinin yüksek olması ve ekolojik denge yönünden olumlu etkileri ile fosil yakıtlara
nazaran üstünlük sağlamaktadır.

2. YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI

Yenilenebilir enerji, sürekli devam eden doğal proseslerdeki var olan enerji akışından elde edilen enerjidir. Türkiye’nin mevcut potansiyeli ve enerji kullanım miktarları tablo
1’de verilmiştir.

yenilenebilir enerji tablo
Tablo 1. Türkiye yenilenebilir enerji potansiyelleri ve kullanımı değerleri(Bilim ve Teknik mayıs 2009)

2.1 GÜNEŞ ENERJİSİ

Güneş enerjisi bilinen en eski ve en temel enerji kaynağıdır. Güneş enerjisinin pratikte kullanım olanakları evlerde sıcak su, ısıtma, soğutma, endüstride proses ısısının üretimi,
tarımda sulama, kurutma ve pişirmedir. Güneş enerjisi üretiminde kullanılan teknolojiler parabolik odaklayıcılar Şekil 1’de parabolik lineer (çizgisel yansıtıcılı) vakumlu borularla
buhar üretimi ve türbinjeneratör grubu ile elektrik enerjisi üretimi prensibi gösterilmiştir. Ayrıca güneş kulesi, heliustat (ayna tarlası) ve fresnel yansıtıcılarla çizgisel odaklama
sistemleridir.

2.2 BİYOKÜTLE

Biyokütle kentsel çöpler, endüstriyel artıklar, tarımsal artıklar, odun, ormancılık artıkları, etanol, biodiesel vb. ürünlerin islenmesi sonucu ortaya çıkan katı, sıvı ve gaz gibi
yakıtların tümüne denilmektedir. Bunlardan elde edilen her türlü enerjiye de biyoenerji denilmektedir. Biyokütle; bitkiler, ağaçlar ve tarım bitkilerinin olusturduğu bütün organik maddeleri
tanımlayan bir terim olarak esasen fotosentez ile günes enerjisinin toplandığı ve depolandığı ortamlardır. Dünya üzerinde yer alan biyokütlenin yaklasık % 90’ı ormanlarda bulunmakta ve dünya ormanlarının yıllık net biyolojik üretimi yaklasık 50×1019 ton olarak tahmin edilmektedir. Türkiye zengin tarımsal potansiyeli ile gelismekte olan bir ülkedir ve bu potansiyelinden dolayı tarım alanlarından büyük miktarlarda tarımsal atık çıkmaktadır. Toplam tarımsal atık miktarı kuru baz da yaklasık olarak 40 – 53 milyon ton olarak hesaplanmıstır. Tarımsal atıkların ortalama enerji esdeğeri 17.5 MJ olduğu için tarımsal atıkların yıllık enerji esdeğeri 470 PJ ile 620 PJ arasında değismektedir.

Çevresel kosulların son yıllardaki küresel değisimi ve atmosferdeki karbon ve kükürt bilesiklerinin miktarının artması, fosil yakıtlara alternatif olabilecek kaynak arayısını baslatmıstır. Sera gazının neden olduğu zararlar direkt olarak tarım alanlarını ve ormanları etkilemektedir. Günes enerjisinin biyokütle biçimindeki depolanmıs enerjiye dönüsümü, yasam için esastır. Fotosentez yoluyla enerji kaynağı olan organik maddeler sentezlenirken tüm canlıların solunumu için gerekli olan oksijeni de atmosfere verirler. Üretilen organik maddelerin yakılması sonucu ortaya çıkan karbondioksit ise, daha önce bu maddelerin olusması sırasında atmosferden alınmıs olduğundan, biyokütleden enerji elde edilmesi sırasında çevre karbondioksit salınımı açısından korunmus olur.

Atımtay ve Topal (2004), Türkiye’de biyokütleden temiz enerji elde etme amacıyla  yaptıkları çalısmada biyokütlenin yakıldığında ikincil hava ihtiyacını ortaya çıkaran yüksek CO ve CmHn emisyonlarının olustuğunu, ömürün SO2 emisyonu 2400-2800mg/Nm3 civarında iken çalısmada kullanılan biyokütle yakıtları (ayçiçeği sapı, kayısı çekirdeği, seftali çekirdeği, prina, pamuk çiğidi posası) için SO2 emisyonunun sıfır olduğunu, yapılan tüm yakma deneylerinde NOX emisyonlarının, Hava Kalitesi Kontrolü Yönetmeliği (2002) tarafından belirlenen sınır değerlerin altında bulunduğunu belirlemislerdir. Biyokütle yakıtları hemen hemen hiç sülfür emisyonları üretmezler ve asit yağmurlarını azaltırlar. Biyokütle yakıtları atmosferik karbonun döngüsünü sağlar, küresel ısınmayı azaltırlar. Atmosfere salınan karbondioksit miktarı, biyokütlenin büyüme sürecinde aldığı karbondioksit miktarına esittir.

Biyokütlenin yanması sonucu kömüre kıyasla daha az kül olusur ve külün ortamdan uzaklastırılması kolay ve ucuz olur, depolama alanı gereksinimi azalır. Biyokütle külü tarım alanlarında toprak iyilestirici olarak kullanılabilir. Kısa dayanıklı enerji bitkileri ( otlar ve ağaçlar ) geleneksel çiftlik bahçelerine kıyasla daha az yetisme ortamı faktörleriyle yetinebilirler. Enerji bitkileri daha az gübreleme ve herbisit ( bitkilere karsı etkili kimyasal maddeler ) uygulaması gerektirirler ve yıl boyunca vejetatif büyüme ( ağaç türlerinin kütük ve köklerinden sürgün gelisimi ile büyümesi ) sağlarlar, toprak erezyonuna karsı koruma sağlayarak havza kalitesini artırırlar, ayrıca yaban hayatını gelistirirler. Arastırmacılar bu sonuçlara dayanarak, akıskan yatak teknolojisi ile OSB ve KOBĐ’lerin biyokütle ve kömür yakarak daha ucuz enerji elde edebileceğini ve biyokütleden enerji eldesi sırasında, bir sera gazı olan CO2 emisyonunun azalacağını tespit etmislerdir. Bu sayede Kyoto protokolüne daha kolay uyum sağlanacağını ayrıca enerji tarımı ve enerji ormancılığının geliseceğini belirtmislerdir. Dutta (2007), biyokütlenin C/H oranının kömürden düsük olduğunu ve yaklasık 8-10 civarında olduğunu, kömüre göre biyokütlenin daha düsük kükürt ve daha fazla potasyum ve sodyum içerdiğini belirtmistir. Kalkınmakta olan ülkelerde biyokütlesel enerjinin kullanımı hızla artmaktadır. Biyokütle enerjisi büyük potansiyelinden dolayı (300-500 MTEP/yıl) AB ülkeleri için de büyük öneme sahiptir Avrupa’da enerji amacıyla biyokütle kaynağı olarak, odunsu biyokütle, ağaç isleme endüstrisi atıkları, tarımsal atıklar, endüstriyel organik atıklar, hayvan gübreleri, belediye katı atıkları veya kaynakları, ayrılmıs evsel atıklar, lağım suları ve özellikle de enerji bitkileri yaygın olarak kullanılmaktadır


Yenilenebilir Enerji Kaynağı Olarak Tarımsal Atıklar

Monday, February 18, 2013

Pirina (kimi zaman aslında yanlış kullanımı olan prinaya da rastlayabilirsiniz) aslında birden çok anlama geliyor. Öncelikle yağı alınan zeytinden arta kalan nemli ve biraz da yağlı posaya verir adını. Bu nemli posadan senede 250.000 ton (evet tam iki yüz elli bin ton)...

Test Post from Biyokütle ile Yenilenebilir Enerji

Test Post from Biyokütle ile Yenilenebilir Enerji http://prinapirina.com/tr

Dünya Pirina'yı Keşfediyor!

Pirina Yağında olduğu gibi yakıt olarak pirinayı pazarlamakta da potansiyelimizin çok altında seyrediyoruz malesef. Dünyanın en büyük üç zeytin üreticisinden birisi olmamıza rağmen hem yerel tüketimde hem de uluslararası ticarette İspanya, İtalya, ve Yunanistan ile hakkını vererek rekabet edemiyoruz. İşin zeytinyağı boyutunu bilenler  yorumlarıyla zenginleştirebilirler bu yazıyı. Ben ise kısaca işin pirina kısmından bahsetmek istiyorum. Pirina bir yakıt olarak pek çok cazip özelliğe sahip. Bunu daha önce de çeşitli kereler yazdım. Hepsini tekrar etmeye gerek yok. Ancak öyle gözüküyor ki İngiltere de giderek artan bir şekilde biyokütle yakarak enerji üretimine yönelirken pirinayı da unutmamış. Ne zeytinin ne de zeytin ürünlerinin en yaygın olarak kullanıldığı bir ülke olsa da bir yakıt olarak pirinanın değerini anlamış gözüküyor İngiltere. Tüm Avrupada olduğu gibi İngiltere’de de yenilenebilir kaynaklara giderek artan bir ilgi ve talpe var. 2011′de toplam enerji üretiminin yüzde 9′unu yenilenebilir kaynaklardan sağlayan İngiltere, 2012′nin ilk üç çeyreğinde bu oranı yüzde 11.7 gibi hatırı sayılır bir seviyeye çıkarttı.  Bu aynı zamanda İngiltere için bir rekor. Henüz daha Danimarka gibi neredeyse aşırı denecek düzeyde rüzgar enerjisine yatırım yapan bir ülke seviyesinde değiller ama ülkelerin boyutunu düşününce İngiltere kadar büyük bir ekonominin enerjisinin yüzde onundan fazlasını yenilenebilir kaynaklardan sağlaması önemli bir gelişme sayılır. Üstelik art arda gelen ekonomik krizlere rağmen yenilenebilir kaynaklara yönelimde artış yaşanması da ayrıca cesaret verici.

Gelelim pirinanın rolüne. Elbette İngiltere’nin yatırım yaptığı yenilenebilir kaynakların çoğu yerel olarak elde edilebilen ürünler. Rüzgar başta olmak üzere güneş enerjisi ve bio dizel yatırımları yenilenebilir yakıt kaynaklarının başında geliyor. Ancak tüm bu yerel yatırımların yanında İngiltere senede yaklaşık oalrak 200.000 ton da pirina ithal edrek kömür santrallerinde yakıyor. Kömür santrallerinin emisyonlarını düşürmek ve çevreye verdikleri zararı azaltmak için kömür pirina ya da odun peletleri ya da wood chips denilen kıymık ve keresste sanayiinin artıkları kömürle beraber yakılıyor. Pirina ve odun peletleri düşük kül oranları, sıfıra yakın sülfür (kükürt) emisyonları ve kömürle yarışan kalori değerleri ile ön plana çıkıyor. Bu 200.000 ton pirinanın çok büyük kısmı İspanya’dan elde ediliyor.

İş gücü maliyeti konusundaki avantajımızı ve yerel talebin azlığını düşünürsek belki de mesafenin getirdiği taşıma masraflarını dengeleyecek kadar fiyat avantajına sahip olabiliriz. Kimbilir, belki de pirina üreticilerimizi Avrupa’da nice pazarlar bekliyor.


Dünya Pirina'yı Keşfediyor!

Saturday, February 16, 2013

Pirina Yağı

 Zeytin mucizesi, zeytin mucizesi diye dilimde (klavyede mi demek lazım acaba) tüy bitti ama zeytin durmak bilmiyor. Önce zeytin’i sıkıp yağını çıkartıyoruz. Ettiğimiz işkence yetmezmiş gibi bir de artık posası kalmış zeytini once kurutup sonra da bir solvent (çözücü...
Pirina Yağı